Kardan adamlar yaptım, hepsini kahramanım sandım. Avuçlarımda eridiler..

Teşekkürler

3 Haziran 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği, 24. oda olarak “Bilgisayar Mühendisleri Odası”na karar verdi. Bilgisayar Mühendisleri Odası, ülkemize hayırlı olsun 🙂

Evet, çalıştık ve başardık 🙂

Kocaman yürekli  öğrenci arkadaşlarımıza, vakitlerini cömertçe bu uğurda kullanan dostlarımıza, bizimle birlikte canla başla çalışan kıymetli yoldaşlarımıza teşekkür ederiz.

Derler ya, birdik bin olduk, aynen öyle. Her beraber, bu ülkeye, bu güzel vatana “Bilgisayar Mühendisleri Odası”nı kazandırdık. Artık, gelenekçilik değil yenilikçilik vaktidir. Destekleriniz daim olsun inşallah.

TBMO teşekkür yazısı

Saygı ve hürmetle.

994 Kere okundu
Yorum Yok :(

Et Diyeti – 4. Gün

1 Haziran 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Bu vejeteryanlar nerelerde yemek yiyor be? Arkadaş ne zormuş et yememek. Et yeme bağımlısı olmaktan değil, yiyecek birşey bulamamaktan. Dün İstanbul’daydım. Misafir olduğum bir yerde öğle arası personelle yemek yedim, içine kıyma eklenmiş dolma vardı menüde, yedik kıyısından köşesinden biraz. Akşam durum daha feci. Pendik sahilinde arkadaşla yemek için bir yer arıyoruz ama nafile. En sonunda bir yere oturduk, biz karar vermekte zorlanında patron geldi artık 🙂 Neyse o adam bile “et yemezseniz ayıp olur dedi” ve 50’den fazla çeşit olan menüde salatalar hariç sadece makarna vardı. Neyse köftesi az, eşantiyonu çok bir yemek söyledik, köftelerin bir kısmını arkadaşa havale edip karnımı doyurdum.

Veganlar ne yapıyor peki? Yazık lan, harbi yazık adamlara. Tercih meselesidir vejeteryan veya vegan olmak ama yiyecek birşey bulamamakta zor be.

Neyse, 4. gün sonunda gayet iyi hissediyorum ve ciddi şekilde hafifledim. Karnımdaki şişlik indi, kilo verdim sanırım. Ayrıca hareketlerimin daha akıcı olduğunu farkettim, mesela eğilip kalkarken daha bir rahatım. Et yememek değilde belki anormal yollarla hızla büyütülmüş hayvanların etlerini tüketmemek iyi gelmiş olabilir.

Şöyle birşeyde öğrendim, 20 inek beslemek için kullanılan alandan 240 kişiye yetecek buğday üretilebilirmiş. Bu yüzden eğer amerikalılar %10 daha az et tüketse afrikadaki halklar açlık çekmezmiş. Ben burada et yeme zevkini tadarken oradaki bir insan açlıktan ölüyor veya burada israf ederken orada insanlar çaresizlik içinde kıvranıyor. Nerede dünyaya geleceğimi seçemediğime göre, afrikada doğmadığıma şükretmek için israf etmemeye özen gösteriyorum. O insanların, benim çöpe yolladığım her lokmada hakkı var, hatrından çıkarma Enes!

1.069 Kere okundu
Yorum Yok :(

Et Diyeti – 2. Gün

30 Mayıs 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Deli gibi başım ağrıyor, bildiğiniz gibi değil. Sanki bağımlıymışım da bundan kurtuluyormuşum gibi 🙂 Eh biraz abarttım ve ayrıca baş ağrısı diyete bağlımı onu da bilmiyorum 🙂

Öncelikle, öğle yemeği için etsiz yemek  bulmakta zorlanıyorum. Dün, yani 1. gün beyaz etli bir yemek alıp etleri arkadaşa havale ettim. Bugün fasulye vardı menüde çok şükür, o şekilde doyduk. Ancak bugün ciddi şekilde bir hafiflik hissediyorum, normalde bir şişlik olurdu bugün yok. Daha bir rahatım bu konuda.

Doktora gidiyorum bir süredir, bugün dahiliyeci Berat Selçuk Senyelli bey “turp gibi olduğumu” söyledi ve hatta “sende fazla kan var, git biraz kan ver” dedi. Arkadaş biz burada hasta oluyoruz, ne eksik diye tahlil yaptırıyoruz ama gel gör ki eksiklik değil fazlalık varmış.

Başka bir konuda uygulamam gereken diyet, et diyeti dışında çay kahve yasak! Acı, turşu, baharat yasak! Stres yasak 🙂 şaka gibi. Hadi diğerlerini anladım da stressiz bir hayat, cıks olmaz 🙂

Şu an muzdarip olduğum 2 rahatsızlıkta en stresli ve üzüntülü zamanlarımda ortaya çıktı, o günlerden hatıra kaldı. Silmeye çalışıyorum ama yapıştılar sanki, aynaya her baktığımda hatırlatmasalar olmaz! Bugün biri aradı, “dördüncüyü aramıştım” dedi, duraksadım “ben enes” diyebildim, o tekrar “dördüncüyü aramıştım” dedi, ben sonradan kendime geldim “yanlış oldu sanırım, ben enes” dedim. Karşımdaki de duraksadı, “yanlış mı oldu” dedi, “evet” dedim, nazik bir şekilde kapattı. İlk tavrımın “o yok, ben enes” gibi olduğunu sonradan farkettim. Tesadüftür elbet kuşkum yok ama durduk yere nereden çıktın be arkadaş? Bi git Allah aşkına, trilyon ihtimal varken beni mi buldun bu tesadüf için? Peki sen hatra gelen, asıl sen söyle ne diyeti yapayım, madem hatırlattın kendini birde onu söylede kurtulayım…

1.052 Kere okundu
Yorum Yok :(

Et diyetine başlıyoruz

28 Mayıs 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Evet dostlar, süpriz bir şekilde et diyetine başlıyorum. Vejetaryan olmıcam merak etmeyin 😛 Sadece bir süre et yemicem. Kronik hale gelen birkaç rahatsızlığım var ve daha az yağ tüketirsem faydalı olacağını düşünüyorum. Şimdilik hedefim 1 hafta 🙂

Haftaya salı gününe kadar hissettiğim değişiklikleri gün gün yazmaya çalışıcam. Bakalım neler değişecek 🙂

Sevgiler, saygılar.

1.027 Kere okundu
Yorum Yok :(

Sen seni bil,

20 Mayıs 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa
Bak DOSTUM!!!

Cahil ile dost olma: İlim bilmez, irfan bilmez, söz bilmez; üzülürsün.
Saygısızla dost olma: Usul bilmez, adap bilmez, sınır bilmez; üzülürsün.
Aç gözlü ile dost olma: İkram bilmez, kural bilmez, doymak bilmez; üzülürsün,
Görgüsüzle dost olma: Yol bilmez, yordam bilmez, kural bilmez; üzülürsün.
Kibirliyle dost olma: Hal bilmez, ahval bilmez, gönül bilmez; üzülürsün.
Ukalayla dost olma: Çok konuşur, boş konuşur, kem konuşur; üzülürsün.
Namertle dost olma: Mertlik bilmez, yürek bilmez, dost bilmez; üzülürsün.

— İlim bil, irfan bil, söz bil.
— İkram bil, kural bil, doyum bil.
— Usul bil, adap bil, sınır bil.
— Yol bil, yordam bil.
— Hal bil, ahval bil, gönül bil.
— Çok konuşma, boş konuşma, kem konuşma.
— Mert ol, yürekli ol.
— Kimsenin umudunu kırma.

Sen seni bil; ömrünce bu yeter sana.

Şeyh Edebali

976 Kere okundu
Yorum Yok :(

Facebook’un hisse senetleri

de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Facebook, Nasdaq borsasında ülkemizdeki tabiri ile “halka açıldı”. 34-38 dolar arasında satılması planlanan hisseler cuma günü sonunda 38.23 dolara yükselmiş ve bu durum kağıt üzerinden firmanın değerini 105 milyar dolara yükseltmiş.

Bir başka haber, Mark evlenmiş. Bu evlilik haberini duyunca Mark kaç yaşındaki diye düşündüm, facebook profiline baktım ve 14 mayıs 1984 doğumlu olduğunu öğrendim. Hmm…

Bir yerde bir yanlışlık var arkadaşlar. Bu adam benden 1 ay bile büyük değil ve facebook’un sahibi! Cümleyi kendinize göre yeniden düzenleyin dostlar, bir yanlışlık var 🙂 O yapabiliyorsa biz neden yapamıyoruz?

Diyeceksiniz orası amerika, onun arkadasında şu var bu var falan filan, hepsi bahane. Yapabilirmiydik? Facebook’un ilk halini düşünün, bence yapardık. Şu an milyar dolarlık olmuş bir firmanın imkanlarından bahsetmiyorum, bundan 8 yıl önce, 2004’de facebook’un ilk kurulduğu zaman beş parasız olan Mark’ın imkanlarından bahsediyorum. Ne eksiğimiz var ki?

Ben kendi adıma birşeyler yaptım ama şu an görüyorum ki eksik kalmışım, daha efektif çalışmalıyım. Hatırlatması benden, “bahane üretmekte başarılı olan insanlar başka işlerde başarılı olamazlar”.

980 Kere okundu
Yorum Yok :(

Yedirdikleri “…”

23 Nisan 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Geçen cumartesi Battleship isimli filmi izledik sinemada. Efsanevi birşey beklemiyordum açıkçası, biraz efekt, biraz heyecan falan hoş olur dedik, beklediğimizide aldık. 2 saat güzel geçti.

Sinemadan sonra şöyle birşey düşündüm, az önce izlediğim filmi o kadar gerçekçi yapmışlar ki, aynı görüntüleri tv’de gösterseler ve uzaylılar dünyayı istila etti deseler inanır mıyız? Zira dünyadaki 1500 gazete, 1100 dergi, 9000 radyo istasyonu ve 1500 televizyon sadece 3 kuruluşa ait. İsteseler dünyanın uzaylılar tarafından istila edildiğini bize yedirirler mi, bence yedirirler. Aynı 11 eylülde ikiz kulelere uçakların çarptığını yedirdikleri gibi.

İnanmadınız mı, izleyin o zaman. Kare kare izleyin, sağdan gelen uçağın hiç parçalanmadan binanın diğer tarafından nasıl çıktığını görün. Buyrun o anın görüntüsü;

Sadece bir soru, neden uçak binanın diğer tarafından çıkarken ekran kararıyor?

Başka bir görüntüde bu, lütfen izleyin. Burada ne görmeniz gerekli, ikiz kulelerin sol alt tarafında uçan bir köprü var 🙂 Bildiğin uçuyor, hatta bir ara zıplıyor 🙂 El insaf…

İşte bu sahte görüntüler ile 11 eylülü yedirdiler, bildiğiniz dandik animasyonlar ile. Sinemada kullanılan teknoloji ile animasyon yapsalar %100 yeriz, kaçarı yok. Yakında ufolar geldi falan derler, inanmayın.

Ben ufo denilen şeyin olmadığını kendime şöyle ispatladım; inancıma göre Hz. Muhammed “tüm alemlere” gönderildi, bir kavme, bir gruba vs değil. Haliyle ara sıra insanların dışında cinlere de tebliğde bulunduğunu bilinir. Buradan yola çıkarsak, eğer ufolar varsa o zaman Peygamber efendimizin onlarada tebliğde bulunması gerekirdi ama bildiğimiz kadarı ile böyle birşey yok. Eğer böyle bir tebliğ olmadıysa uzaylı diye birşeyde yoktur. Sebep sonuç ilişkisi, gayet basit.

Neyse, gözünüz açık olsun. Tv izlerken, bu 1500 kanalın kime ait olduğunu, yukarıdaki gibi sizi neye inandırmak isteyebileceklerini düşünüp öyle izleyin. Yada boşverin ya, hiç izlemeyin.

Saygılar efendim.

1.357 Kere okundu
Yorum Yok :(

Oooh yeaa, demokrasi…

20 Nisan 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Bakın ne buldum; Amerikan başkanlarını hepsi akrabaymış

Ayrıca hepsi İngiltere kralı bilmem neyin torunuymuş. Mesela Obama, 1. Edvard ve aslan yürekli William’ın torunuymuş. Çok ilginç. Sen kalk ingilterelerden amerikaya git, oradaki tüm yerli halkı öldür ve bu arada sana birşey olmasın, sonra güya ilk özgür ülkeyi kur ve başa gelen herkes akraba olsun.

Şimdi durun düşünün, mesela Erdoğan ve Mesut Yılmaz veya Tansu Çiller aynı sülaleden olabilir mi? İhtimal bile vermiyorum. Peki arkadaş o zaman bu Amerika denen meretin başındaki adamlar niye hep akraba?

Sizinde aklınıza gelmiştir ama ben dile getireyim; bu nasıl bir demokrasi?

Sordum soruyu, içeri alınırsan ziyaretime gelin olur mu 🙂 Saygılar.

953 Kere okundu
Yorum Yok :(

“Bilgisayar mühendisleri odası” kuruluyor

25 Mart 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Tam 1 yıl 5 gün önceydi, 19 Mart 2011’de başladık. Bugün 24 Mart 2012, bugün hep birlikte başardık arkadaşlar. Artık “Bilgisayar Mühendisleri Odası” var.

Bu noktaya gelebilmek için çok çalıştık, çok emek verdik, çok konuştuk, çok sabrettik. Umutsuzluğa kapıldığımızda birbirimizi gaza getirdik, gaza geldiğimizde birbirimizi sakinleştirdik. Çok sevindiğimiz günlerde oldu, çok üzüldüğümüz günlerde oldu. Ama en nihayetinde, TBMO ekibini oluşturan 50 kişinin emeğini binler ile çarpan ve bize destek olan “Bilgisayar Mühendisleri” sayesinde bugün “var” diyoruz.

Alper ve ben bu organizasyonun başında yer aldık. Alper sosyal mevzular ile ilgilendi, ben teknik konuları hallettim. Ayrıca hiçbir şekilde desteklerini bizden esirgemeyen Neşet, Hakan, Barışcan, Ecenur, Tuuba, Süleyman, Aykut, Demet, Fatih, Zuhal ve ismi aklıma gelmeyen tüm dostlar ile birlikte başardık.

Neşet, Hakan, Barışcan, Ecenur üniversitelerin bilişim kulüplerine ulaştı, organizasyonları ayarladı ve takip etti. Ecenur aynı zamanda organizasyonlardaki sunucumuz oldu. Süleyman çağrı merkezimizi işletti, bine yakın kişi ile konuştu. Demetin herşeye bir cevabı oldu her zaman ama lazım olduğunda hep kayıplardaydı. Fatih, düğününden hemen önce bizimle İzmir’e kadar gelip seminer verdi, yengeden de sağlam azar işitti.

Sonuç olarak, artık “Bilgisayar mühendisleri odası”nı kurduk. Bize destek veren herkese teşekkür ederim, hakkınız ödenmez.

1.880 Kere okundu
Yorum Yok :(

Güneş doğarken

7 Mart 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Melekler Allah’ın emri ile bu saatlerde uyanık olan insan arayışına girişiyorlar rızık taksimi yapmak için ve görevlerinin sonunda yine mevlânın huzuruna çıkıyorlar. Allahu tealâ soruyor “ne yaptınız” diye, “Ya rabbi herkesin rızkını dağıttık yalnız biri hariç”, yaradan “kimdir o buyuruyor”. “O senin haram kıldığın bir işi yapıyordu mahzene inmiş şarap fıçılarıyla meşgul oluyordu”, Allah kesin emrediyor “Gidin onun da rızkını verin!”

El hasılı;
Ne işle meşgul olunursa olunsun o vakitte uyanık olunduğu vakit rızık sahibini buluyor. Yahudilerin çok gurur duydukları bir özelliği vardır, “Güneş bir yahudinin üzerine doğmaz” derler. Bu haseble fakir bir yahudiye raslamazsınız, Dünya piyasasının büyük bir kısmı yahudilerin elindedir. Akıl sağlıkları da yerli yerindedir muhakkak.

Kıssadan hisse herkese.

3.072 Kere okundu
2 Yorum Yapıldı
Toplam 17 sayfa, 5. sayfa gösteriliyor.« İlk...34567...10...Son »