Kardan adamlar yaptım, hepsini kahramanım sandım. Avuçlarımda eridiler..

Ben terörist olsam…

2 Ekim 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

ile başlayan bir cümle kurmayacağım tabiki. Onlara akıl vermek gibi bir niyetimde yok. Ancak planlama teşkilatı mı ne varya, onlara biraz akıl vermek isterim işte.

Şimdi arkadaş, hızlı tren falan yapcaz diye İstanbul’a giden seferleri durdurdun, anladık.

Otobanı tamir etmem gerekli dedin, geceleri kapattın, anladık.

İzmit tarafından İstanbul’a giden sadece 2 yol var, alternatifini yapamadın, anladık.

Peki benim canım zeki kardeşim, tüm bunlar üstüste geldiği bir anda otobanı neden tümden kapatırsın ki? Bakın durdum düşündüm, ya ben bile işim planlama olmazken 1 ekim 19 ekim arasında İstanbul yönüne alternatif yol vermeden otobanı kapatırsam cümle alem bana rahmet okur derim, senin işin bunu planlamakken nasıl düşünemedin?

El insaf birader, izmitten kadıköye 3.5 saatte gidilir mi ya, dünden beri gidiliyor.

Her neyse, İzmit İstanbul yönünde Körfezden sonra Dilovasından önce nuh çimentonun olduğu yerin başına birşey gelse, ne otoban kalır, ne e-5 kalır nede tren. Bugün açtım haritadan baktım, birkaç köy yolundan başka yolda yok, İstanbul’un Anadolu ile bağlantısı komple kesilir.

İstanbul’da deprem olsa, yardım götüremeyeceğiz sanırım.

943 Kere okundu
Yorum Yok :(

Biraz Yazalım…

28 Eylül 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Önceden daha sık yazı yazardım, şimdi çok ihmal ediyorum burayı. Geçenlerde bir arkadaşım “eskiden yazdığım içli yazılardan bir tane daha yazmamı beklediğini” söyledi. Benim içim geçmiş, o ne diyor 🙂

En son seçimlere girmiştik. İlkokuldaki sınıf başkanlığı seçimlerinden sonraki ilk seçim olayını 49 oyla kaybettik. Sadece 49 oy 🙂 Seçimde oy kullanmak için kayıt olan kişiler gelseydi bu seçimi alabilirdik. Seçim organizasyonunu ben yaptım, tüm sandıklardan verileri topladım ve kaybettiğimizi ilk anlayan oldum. Hatta kazanan gruptaki arkadaşlar bile bir ara bana soruyorlardı 🙂 Neyse, güzeldi, heyecanlıydı ve biz kaybettik.

Geçen gün aklıma geldi, bizim zamanımızda 3 saatlik ÖSS sınavı vardı. Üniversiteye girmek için bu sınava hazırlanırken 70 kiloya kadar düşmüştüm, 183 boy, 70 kilo, halimi siz düşünün artık. Üniversiteyi kazandım 75 kilo oldum. 2. sınıfta araba aldım 85 kilo oldum. Mezun oldum, patron oldum 95 kilo oldum! Bu hikayeye “evlendim 105 kilo oldum” diyerek devam etmek istemiyorum! O yüzden yazın 85 kilo geri inmiştim fekat gel gör ki ramazandan sonra yemeden duramıyorum, şimdilerde 90-92 kilo civarındayım, rejim yapmam gerekli. Destek olun lütfen 🙂

Bu arada sağlık işine girdik, aile hekimliği programı yazıyoruz. Hatta bu yazı bitince birazdan ilk satır kodunu yazmaya başlayacağım, inşallah hayırlara vesile olur ve ben çooook para kazanırımda şu aşağıdaki arabadan bir tane alabilirim 🙂 İlk video standart reklam filmi, ikincisi arabayı alma sebebim (o sebep kız değil tabiki, içiniz fesat yaa 🙂 )

Turizm işine başlarken 10 yıllık bir plan yapmıştım, sonuca ulaşmam yakındır inşallah 🙂

Ve son olarak alın size kedi gibi bir kız, benide sardı bu gangnam style olayı. Orjinal video 300 milyon defa izlenmiş, yuh be 🙂 Başroldeki civcivden bozma kızımız 92 doğumluymuş, not edelim lütfen 🙂 Saygılar 🙂

976 Kere okundu
Yorum Yok :(

BMO 1. genel kurulda oylar mavi listeye

8 Eylül 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

944 Kere okundu
Yorum Yok :(

İlişkiler üzerine – 1

1 Eylül 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Bu konu hakkında yazmak bir süredir aklımdaydı ama bir şekilde fitilim ateşlenmemişti. Nasip bugüne imiş. Benimki gibi hiç durmayan beyinler için dinlenmek farklı konuları irdemelemek ile oluyor, bu yüzden tatil boyunca “kendimce” ilişkileri yorumlamaya, anlamaya çalıştım. Biraz sesli düşünmek, biraz kendimle alay etmek olacak bu. Tecrübelerime dayalı, eksiğiyle fazlasıyla insanca bir yazı. Sürç-i lisan edersek, şimdiden affola.

Hayde rastgele.

Ey, cennetin cehennemin elinde oldugu kişi”, gel dinle beni. Ben sana içimdekini anlatmak için yazarım, gönlünü aç duy yüreğimi. Sen ki gönlümün sahibi, ben ki yolunun bekçisi… diye başlayıp devam edebilirdim aslında, diğer “aşk”ların başladığı gibi. Ama bunun hata olacağını ve okuyanı sıkacağımı düşündüm birden, aynı duyguyu paylaşmayan insanların birbirlerinden sıkılacağı gibi.

Herşeyin özeti budur. Harika bir duygu yoğunluğu ve heyecan ile başlarsın, sonra düşünürsün, sonra sıkılırsın, sonra vazgeçersin. Aşk bu kadar basittir. Çünkü aşk, varlıkla yokluğun arasındaki ince bir çizgidir. Derler ya, aşıklar ile deliler aynıdır diye, işte öyle ya delisindir yada aşıksındır. İçinde fırtınalar eser, kalbin sıkışır, beynin bulanır, düşmanının yapamayağını “aşkın” yapar, bağrında bir bıçak ile gezer durursun. Öyledir, öyle hissettirir. Muhtemelen delilerde bu duygu dalgalanması yoktur, bunu bilemem ama yaşadığını iddia eden her insan deli değilse bu dediklerimi yaşamıştır, bilir.

O’nu gördüğünde içinde pırpır kelebekler uçuşuyorsa bu iyiye işarettir ama eğer bildiğinde içinde hayvanat bahçesi varmış gibi hissediyorsan, bu tam anlamıyla harika birşeydir. Düşünsene, yeri geldiğinde deli gibi konuşan sen, “gık” diyemiyor. “Dut yemiş bülbül” misali demek bile tarif edemez, daha mahsun, daha bir masum. Ama asıl “lan ne içirdiniz bana” bakışı varsa yüzünde, gereksiz bir tebessüm varsa dudaklarında, sesin daha bir tiz çıkıyorsa, eyvah kardeş. Şu an “yaktın, ah yaktın beni” (bkz: bir önceki yazı) deme vaktidir.

Normalde üstüne başına dikkat etmeyen sen birden entel dantel bişey mi oldun? Hani genelde bir kenara atıp gece boyunca orada unuttuğun telefon elinden düşmez mi oldu? Aaa dur, yoksa telefonun şarjı daha çabuk mu bitiyor? 🙂

Başlangıç böyledir işte, eğlenceli, mutlu, heyecanlı. İnsan daha enerji dolu hisseder, herşeye daha pozitif bakar. İş hayatına bile yansır, daha üretken olur.

Burada önemli olan ne hissettiğini iyi analiz edebilmektir aslında. Yukarda deli dedik şimdi analiz et diyoruz, ben bende değilim ki ne dediğimi bileyim 😛 Sadece şunu bilmekte fayda var, hissettiğimiz şey acı mı yoksa aşk mı? İnsana çekici gelen şey genelde ulaşması zor olanlardır. Birşeye ulaşmak için çaba sarfetmek rahatsızlık ve acı verir ama sonunun güzel olacağını ümit ederiz. Sabrettiğimiz rahatsızlık ve acıya günümüzde “ilişkiye emek vermek” denir. Bize güç veren bu sabrın sonundaki güzel şeyler için umuttur aslında. Umut etmek insanı mutlu eder ve karşımızdaki kişi buna vesile olduğu için belki O’na aşık olduğumuzu düşünebiliriz. Sonra gün gelir, bakmışız herşey boş 🙂

Sadece şunu sorun kendinize, herşey için kalbiniz tamamen iyi hissediyor mu? Hayır diyorsanız o işte bir iş var demektir. Tekrar ve tekrar düşünün. Kalbinizi rahatsız eden birşey yoksa, goyver gitsin kardeşş 😀 Daha iyisini bulurum deme sakın, yanındakinin kıymetini bil ve mutlu ol! Hayde bakiim 🙂

Ve bu tür zamanlar için dinlenesi bir şarkı, bara bara bere bere 😀

Devamı gelecek…

1.119 Kere okundu
Yorum Yok :(

Yaktın, ah yaktın beni

22 Temmuz 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Çok sevdiğim bir türküdür, harika olmuş.

Fikrimin ince gülü…

1.685 Kere okundu
Yorum Yok :(

TBMO, BMO Kurultayında Yönetime Aday Oluyor

18 Temmuz 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Evvet, harika bir çarşamba sabahı daha 🙂 Balkanlardan gelen soğuk hava kütlesini özlediğimiz bu günlerde TBMO ekibinin sizinle paylaşmak istediği çok önemli bir bilgiyi iletme görevi bana verildi. Sıkı durun;

TBMO, Bilgisayar Mühendisleri Odası kurulma çalışmaları çerçevesinde 1.5 yıldır yürüttüğü misyonunu, 2 Haziran’da TMMOB’da alınan BMO’nun kurulması yönündeki karar neticesinden başarılı bir şekilde tamamladı ve bir sonraki adım olarak, BMO’nun ilk kurultayında yönetime aday olacağımızı resmen açıklıyoruz.

Bugüne kadar şeffaf, paylaşımcı ve katılımcı bir yapı ile çalışmayı ilke edinen TBMO, bu değerlerini koruyacak ve her zaman olduğu gibi, ilkleri gerçekleştiren olacaktır.

Önemle vurgulamak istediğimiz bir başka konu ise TBMO organizasyonunun temelinde “kişilerden çok fikirlere önem verilmelidir” kaidesinin bulunduğudur. Geçen 1.5 yıllık çalışmalarımızda, bize katılan, destekleyen, toplantı ve seminerlerimize teşrif eden herkesin bizzat gördüğü üzere TBMO herkese açık, her fikrin konuşulabildiği ve sadece “Bilgisayar Mühendisliği” adına çalışan bir organizasyon olmuş, olmaya devam edecek ve bu kültürünü BMO yönetimine geldiğinde de aynen devam ettirecektir.

Geleceğin Türkiye’sini inşa ederken Bilişimin ve Bilgisayar Mühendislerinin önemi yadsınamaz. Gelin hep beraber Cumhuriyetin 100. yılına kadar Türkiye’yi kalkındırması plananan bilişim sektörünün altına imzamızı atalım.

TBMO Ekibi Adına Enes Turan
18 Temmuz 2012, Çarşamba

Yazının devamı için tıklayın

1.058 Kere okundu
Yorum Yok :(

MySQL’de çook eski verilerin karakter tipini değiştirme

15 Temmuz 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

MySQL 4 zamanından kalma tablolarda karakter seti (collation) ayarları yoktu. MySQL 4.1 sonrası ve özellikle 5. sürümle birlikte bu ayarlar hayati önem taşımaya başladı ve eski tablolar otomatik olarak latin1_swedish_ci formatına geçirildi.

Gel gelelim, bu sistem sonradan geliştirilen sistemlerde uyumluluk problemine sebep oluyor. Örneğin şu an turkmod.com üzerinde çalışıyorum ve ilk sistemi 2004’te kurmuştum, 2012 teknolojisi ile çalışırken sıkıntıya sebep oldu. Peki ne yapıyoruz bu karakter problemini gidermek için;

Tablodaki tüm latin1_swedish_ci karakter setli sütunların karakteri seti ayarlarını sırası ile;

  1. latin1
  2. binary
  3. latin5_turkish_ci / utf-8 vs

yapıyoruz, problemden kurtuluyoruz 🙂 Geçmiş olsun.

1.045 Kere okundu
Yorum Yok :(

Ne oluyor?

19 Haziran 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Bugün Dağlıca’da 8 kardeşimizi “daha” kaybettik. Sabah işe giderken radyodan öğrendim, canım yandı. Daha sonra detayları öğrendim, derler ki 300 terörist saldırdı, ağır silahları taşıyıp sakladılar vs.

Arkadaş sen değilmiydin kaçakçıları terörist sanıp tepelerine bomba yağdıran? 30 kişiyi gittin gördün de 300 teröristi nasıl görmedin, yuh lan! Hani bizim sınırlarımız şöyle iyi korunuyordu, böyle iyi gözetleniyordu? 300 kişi diyoruz arkadaş, 3 kişi değil. Demek ki gözü kör olanlar var, görmek istememişler.

Olan yine kardeşlerimize oldu. Allah rahmeti ile mekanlarını cennet eyler inşalah. Vesselam.

1.007 Kere okundu
Yorum Yok :(

Türkçe Olimpiyatları

12 Haziran 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

10. Türkçe Olimpiyatları Kocaeli etkinliklerine gittim dün. Pek fazla aksiyon yoktu ama konu zaten aksiyon değil, nelerin yapılabildiğiydi. İsmet Paşa Stadında yapıldı, Kocaeli Spor öyle dolduramamıştır orayı ama uzaktan gelenler, uzakları memleket eyleyip yüreklerini bu güzel çocuklarla Türkiye’ye gönderenler, stadı doldurdu.

Konu ne paraydı, ne sesti, ne konserdi nede başka ülkelerden gelen çocukları görmekti. Konu, gurbet elde vatan hasreti çeken Ayşe’nin, Fatma’nın, Ali’nin, Mehmet’in yüreğinin sesini dinlemekti.

Dinledik… yüreklerimizin pası, gönlümüzün isi silindi.

Allah sizlerden razı olsun.

 

1.043 Kere okundu
Yorum Yok :(

Dinlenesi…

de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Geçen gün keşfettim, Mabel Matiz’den…

Hala haber bekliyorum senden…

 

 

Bunuda dinleyin mutlaka,

Kül Hece…

bir sana titriyor gönüllü yaprağım
ellerim bir seni terliyor
sana içlensin şimdi o melekler
sende dursun akrep ve yelkovan

 

1.040 Kere okundu
Yorum Yok :(
Toplam 17 sayfa, 4. sayfa gösteriliyor.« İlk...23456...10...Son »