Kardan adamlar yaptım, hepsini kahramanım sandım. Avuçlarımda eridiler..

cPanel Tomcat entegrasyonunda 404 hatası

8 Temmuz 2013 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Sunucu cPanel ve Tomcat entegrasyonu kullanıyorsanız bazen problem yaşamanız olası. Örneğin var olan .jsp dosyaları için 404 hatası veriyorsa sunucuya SSH ile bağlantı kurup aşağıdaki komutları çalıştırmayı deneyin;

/scripts/disablefileprotect
/scripts/restartsrv_tomcat

Bu işlemden sonra muhtemelen çalışacaktır, geçmiş olsun 🙂

1.380 Kere okundu
Yorum Yok :(

Fazladan 6000 çekim noktası ile Turkcell

7 Mart 2013 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Geçen hafta veya önceki hafta vodafone’dan turkcell’e geçmeye karar verdim ve tüm şirket hatlarını turkcell’e taşıdım. Haliyle kendi telefonumda turkcell’e geçmiş oldu. Ama pişmanım.

Arkadaş, vodafone akıllı kapsama teknolojisi diye bişey çıkardı, bağlantı kesilirse paranı geri ödeyeceğim dedi ya, harbiden kendilerine güveniyorlarmış. Turkcell’de zırt pırt telefon kesiliyor. Vodafone veya avea kullanırken hiç problem yaşamadığım yerlerde turkcell i kullanamıyorum. Düşünün evimde telefon ile konuşmak için telefonun köşesinden tutuyorum, elimle kavrayamıyorum yoksa çekmiyor.

Çok ilginç bir şekilde telefon yakınlarda baz istasyonu yokmuş gibi taa derinceden sinyal alıyor. Abi ben gölcükteyim, ne derincesi. Derince dediğin yer körfezin karşı kıyısı. Ya hani turkcell’in fazladan 6000 baz istasyonu var dı? Birader vodafone fazladan baz istasyonu yapmadan bu işi halledebiliyor ve turkcell +6000 baz istasyonu ile yapamıyorsa, harbiden vodafone u tebrik etmek lazım.

Yıl olmuş 2013, biz hala telefonda konuşurken cızırtı duyuyoruz, telefon çeksin diye yükseğe çıkıyoruz. Cızırtı seside öyle birşey ki, sanki türk telekomun 1980 model cihazları ile şehirler arası görüşme yapıyorum, turkcell’in hissettirdiği şey demodelikten öte birşey değil.

İzmitin göbeğinde belsa plazanın altındaki otoparkta, yerin 2 kat altında vodafone ile hiç sıkıntı olmadan görüşme yapabiliyorsunuz. Hani turkcell reklam yapıyorya “billur gibi ses” diye, arkadaş turkcell orada hiç çekmiyor ki, ses yok ki billur olsun. Bizim ofis soydan iş merkezinde ki izmit haritasını alın en orta noktaya parmağınızı koyun, tam oradadır, telefon kesiliyor ya. Müşteri ile konuşamıyorum.

Vodafone, telsim i devraldıktan sonra alt yapısını değiştirmişti, komple yeniden sistem yapmışlardı motorola ile. Harbiden yapmış adamlar, 2 yıl vodafone kullanıp turkcell e geçmek, attan inip eşeğe binmek deyimini bire bir yaşattı bana.

Saygılar turkcell.

1.492 Kere okundu
Yorum Yok :(

Spam maillerden kurtulmak

10 Şubat 2013 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Bir süredir mail adreslerime gelen spam maillerden bıktım usandım. Bir günde 500 spam mail sildiğim oluyordu. Mail programımda bir çok domain adresi ve hesap olduğu için her birine 20 tane mail gelse zaten yüzlerce oluyor. Mail sunucuları bizim kendi sunucularımız üzerinden çalışıyordu, gmail veya hotmail’de olduğu gibi bu spam, bu değil diye seçme şansımız olmuyor. Genel bir koruma sistemi var ama oda bir yere kadar koruyor. Dedim bu iş böyle olmayacak, bizim mail hesaplarını bir posta servisine yönlendireyim dedim. En azından spam maillerden korunmak için daha iyi sistemleri vardır.

Yandex in kurumlar için mail servisi var. Teknoarge.com domain adresi üzerinde ufak bir ayar ile @teknoarge.com mail adreslerimizi yandex.com.tr’den ulaşılabilir hale getirebiliyoruz. Bende aynen bunu yaptım.

Oh be, spam mail gelmiyor artık 🙂 Kotaydı şuydu buydu boşverin, harbiden işe yaradı spam maillerden kurtuldum. Varsa bu konuda muzdarip arkadaş, tavsiye ederim 🙂

1.148 Kere okundu
Yorum Yok :(

Tembellik harika bişey lan :)

7 Ocak 2013 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Yazdığımız programlarda çeşitli alt yapı sistemleri kullanılıyor. Elbette bu sistemleri de biz yazıyoruz. 2.5 yıldır kullandığımız bir fonksiyon bize sql sonuçlarını object[] cinsinden bir değişken ile geri döndürüyordu.

Şöyle örneklendireyim;

object[] bilgi = sqlsonucgetir(“SELECT ad, soyad, dogumtarihi FROM kisiler”);

komutu bize veritabanındaki kişilerin ad soyad ve doğum tarihi bilgilerini getirir, bilgi değişkenine atar ve biz kullanırız. Buraya kadar herşey harika ama bir sorum var, biz bu verilere bilgi[0], bilgi[1] şeklinde, köşeli parantez içine sıra numarası yazarak ulaşıyoruz. 3-5 tane veri çekiyorsanız problem yok ama ya benim az önce başıma gelen gibi, 30 tane veri çekmeniz gerekirse?

Evet tembelim 🙂 Kısa bir araştırma ile C#’ta string anahtarlar ile değerlere ulaşmanın bir yolunu buldum. Olay şöyle;

Dictionary<string, string> bilgi = new Dictionary<string, string>();
bilgi.add(“ad”, “enes”);

şeklinde bir kullanım ile bilgi[“ad”] komutu bize “enes” sonucunu döndürür. Haliyle uygun şekilde yazılmış olan bir veritabanı bağlantı sınıfında yukarıda yazdığım gibi 1 2 3 … sıra numaralarını yazmak yerine anahtar değerleri kullanabiliriz.

Ben nerede tembellik yaptım, onuda söyleyeyim 🙂 SQL sorgusuna 30 tane alanın ismini yazmam gerekiyordu, üşendim, “SELECT * FROM ..” şeklinde 30 tane kelime yerine sadece * nasıl koyarım diye düşünüp bu kodu yazdım 🙂

Evet, bu gece rahat uyuyacağım 🙂

1.253 Kere okundu
Yorum Yok :(

Vermeyin!!!

28 Aralık 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Verme arkadaşım, öyle her isteyene verme. Verilmez zaten, manyak mısın lan ne veriyon 😛

Ne verip veriştiriyoruz hemen anlatayım. Geçenlerde İstanbul’a gitmek üzere yola çıktım, gişeleri geçip 100 mt ilerde sağdaki cepte durdum. Önümde bir tır var, ben telefonla konuşuyorum, karla karışık yağmur yağıyor. Güzel güzel konuşurken birden dikiz aynasında bir “şey”in geldiğini farkettim. Ne olduğunu anlamadan sadece kendimi kastım ve güm diye ses, arabaya arkadan vurdular.

Kendime geldiğimde sırtımda ve boynumda çok feci bir acı vardı. Arabanın içi darma dağın, 1 saniye önce elimde olan telefon ortalarda yok, teyp yerinden fırlamış, konsoldaki paralar etrafa saçılmış ve ben “aaah aah” sesleri içinde inliyorum. Öylece 5-6 dk kadar durdum arabanın içinde. Sonra yavaş yavaş doğruldum, hala tek parçamıyım diye kontrol ettim. Bir yerimde kırık vardır diye, hissetmiyorumdur diye kolumu bacağımı kontrol ettim gözümle. Yine aynı şekilde arabadan indim, ayağa kalktım, bana çarpan arabaya baktım.

İki genç var. Yaşları 20 25 arasında. Şoför kendinden geçmiş durumda, diğeri onu sakinleştirmeye çalışıyor. Kırmızı bir iz yok, yaralanma olmamış. Kendi arabama baktım, sol arka çamurluk bölgesi fena halde hasar görmüş, bagaj kapağı yamulmuş, tampon ve stoplar kırılmış, sol arka tekerin arkasındaki koruma çubuğu yamulmuş ve lastiği şıkıştırmış. Arka kapı çerçevesi kaymış, sol ön kapı bile etkilenmiş. İlk düşündüğüm, İstanbul’da ki 2 toplantı iptal ve araba en az 2 hafta serviste kalacak. Offf..

Diğer araçta hasar arabanın sol tarafında. Önü arkası sağlam, tüm hasar sol kapılarda ve ortadaki direkte. Adam benim arabaya yan yan kayarak tam ortadan çarpmayı başardığı gibi orta direği kırabilecek kadar hızlıymış. Pro sürücü olsa yapamaz, öyle bi sahne. Çok fena canım sıkıldı.

Sonra polis geldi, çekici geldi vs vs.

Sigorta işlemleri için evrak doldurulması gerekiyor. Ben sinirimden diğer araçtakiler ile konuşmuyorum ama ofisten çocukları çağırmıştım, onlar konuşuyor. Aracı süren kişi askermiş, araç yanındaki çocuğun babasının. Çarpan araç clio idi, o arabanın o hale gelebilmesi için en az 80 90 km ile çarpması gerekli. Yan yan kayıp 80 90 ile çarpması için en az 120 130 ile, belki 150 ile gidiyor olması gerekli. İnsanlara salak deyince kızıyorlar ama bu herif harbiden salak, muhtemelen ilk defa soför koltuğuna oturduğu bir arabayı karla karışık yağmur yağarken 120 130 ile sürmenin mantığı nedir ya??

Evet canlar, benim araba hasar gördü vs canım sıkıldı. Kendi arabam dışında en çok neye üzüldüm biliyormusunuz, aracın sahibi o adama. Orta direk biri olduğu belli, kim bilir hangi işte çalışıp dişinden tırnağından arttırıp o arabayı aldı ve salağın biri geldi en az 7-8 bin tl lik masraf açtı. Kazayı kendi oğlu yapsa yine belki bu kadar üzülmez, elalemin oğlu çarptı arabayı. O çocuk 1 hafta sonu askere gider, bir daha da ne arar ne sorar. Kendi oğlu cebinde parası olsa babasının arabasını almaz, olan adama oldu.

Canlar, arabanızı başkasına VERMEYİN. O kişi kaza yaptığında zaten zararı ödemeyecek, birde üstüne arkadaşlığınız bozulacak. Babamın hep dediği gibi, arabanı vermediğinde de arkadaşlığın bozulacak, verdiğinde ve  kaza yağtığında da. Bırak bari araban sağlam kalsın. Arabanızı vermeyin, belki hayır diyemezsiniz ama bu konuda hayır deyin.

Son olarak, eğer siz aracınızı birine verirseniz ve o kişi kaza yapıp kendini öldürürse, ölen kişinin ailesi sizden kan parası talep edebilir. Ayrıca benim gibileride mağdur etmezsiniz.

Allah hepimizi kazalardan, belalardan korusun.

1.265 Kere okundu
Yorum Yok :(

Merhaba, ben Alex

7 Aralık 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

“Kendimi bildim bileli, her sabah uyandığımda başka biri oluyorum. Bazen erkek, bazen kadın, bazen güzel, bazen çirkin. İşte benim hikayem bu.”

“Dış görünüm aslında çok önemli, çünkü çekici olduğum günlerde kapılar daha kolay açılıyor…”

Intel ve Toshiba’nın ortaklaşa ürettikleri bir kısa film Alex’in hikayesi. Hergün başka biri olurken bir kıza aşık olmak ve O’na kendinizi anlatabilmek. İyi seyirler…

1. Bölüm; Merhaba, benim adım Alex

2. Bölüm; Leah

4 bölüm daha var…

(daha&helliip;)

1.339 Kere okundu
Yorum Yok :(

Güzellik olsun :)

16 Kasım 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

“Yalnızlık insana çok şey öğretirmiş. Ama sen gitme, ben cahil kalayım” demiş biri.

Ötelerden onu duyan bir aşık, sevdiği kıskanmasın diye hemde fırsat bu fırsat “Allah kulunu severse, sevdiğine teslim eder” diye fısıldamış kulağına. Maşuk bir anlam verememiş, kim kime emanet şimdi diye.

Sözün özü, “Diyorum ki, ellerimi tutan ellerin, Cennet’e götüren rehberim olsun”.

Saygılar efendim 🙂

1.049 Kere okundu
Yorum Yok :(

HTC Desire S Rom Yükleme ve Overclock

8 Kasım 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Haziran 2011’de HTC Desire S satın aldım ve yaklaşık 1.5 yıldır kullanıyorum. Cihazdan gayet memnunum ancak son zamanlarda çökme problemi yaşamaya başladım. HTC’nin Desire serisini unutması, tüm güncellemeleri One serisine yüklemesi ve birazda arayüzden sıkılmam sebebiyle telefona yeni ROM yükleme çalışmasına başladım.

Öncelikle ROM nedir; Bir işletim sisteminin, burada Android oluyor, belirli bir cihazın donanım özelliklerine göre hazırlanmış halidir diyebiliriz. Örneğin HTC için üretilen bir ROM Samsung telefonlarda çalışmaz.

İlk önce uygun bir ROM aradım ve şu linkte harika bir çözüm buldum. HTC Desire S, Android 2.3 ile çalışıyor, linkteki ROM ise 4.0.4 sürümüne sahip. Yine HTC Desire S’te Sense 3.0 var, bu ROM’da 3.6 yüklü. Sense dediğimiz olay, ekrandaki görüntü ismi 🙂 En basit haliyle böyle anlatılabilirdi 🙂

ROM’u yüklemek için neler yapılması gerekli kısaca anlatayım;

Önce yedek alıyoruz. Yedek almak için MyPhoneExplorer programı harika bir çözüm. Rehber ve mesajları eksiksiz kopyalıyor 🙂 Yedekl almadan işe başlamayın çünkü tüm bilgileriniz silinecek!!! 🙂

1- Telefonda bu tür sistemsel değişiklikler yapabilmek için telefonun sistem klasörüne yazma izni vermeniz gerekli Buna root etmek deniyor. Telefonu root ediyoruz.
2- Telefon üzerinden işletim sistemini yüklüyoruz.
3- Bilgisayardan telefona bağlanıp boot.img dosyasını yazıyoruz. (Telefon nasıl açılacak, onu telefona anlatıyoruz diyelim 🙂 )
4- Yeniden başlatıyoruz, nut topu gibi bir telefonumuz oldu 🙂

Detaylı klavuz için bu sayfayı inceleyebilirsiniz. İngilizcedir, ben ingilizce bilmiyorumki diyenler için burada faydalı yazılar var. Ben ingilizce olanı uyguladım.

Kurulumu yaptıktan sonra ilk ekran görüntülerimiz aşağıdaki gibi;

Ancak bir problem var, telefon yeterince akıcı çalışmıyor, yani kasılıyor 🙁 Elbette çözümü var, merak etmeyin siz, Enes abiniz halleder 😛 (daha&helliip;)

5.293 Kere okundu
Yorum Yok :(

Redbull Stratos

16 Ekim 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Son birkaç gündür Felix Baumgartner’ın uzaydan atlayışı var gündemde. Atladı ve birçok rekoru kırdı. Atlama anını izlediyseniz, hani şu kapsülden çıktıktan sonra selam verdiği an var ya, ben bile korktum 🙂 Vazgeçtim atlamak istemiyorum deme şansı da yok. Eğer bir kaza olsaydı ve ölseydi atlamasından daha büyük olay olurdu, neyse ki olmadı.

Ancak asıl vurucu nokta yukarıdakiler değil, aşağıdaki;

Fotoğraf eklenen yorum da diyor ki; “Bir enerji içeceğinin ülkenizden daha iyi bir uzay programına sahip olduğunu anladığınız an”.

Bu cümleyi ilk kuran, sanırım bir ingiliz. Ancak ben üstüme alındım, redbull’un elindeki uzay programı imkanları, Türkiye’nin elindekilerden daha kapsamlı ve daha iyi. Ne diyeceğimi bilemedim 🙂

 

961 Kere okundu
Yorum Yok :(

Hesap İşletim Ücretleri

7 Ekim 2012 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Önce şu videoyu izleyin, sonra konuşalım 🙂

Kuveyt Türk Bankası çok güzel, anlamlı bir viral reklam yapmış, beğendim, kendilerini tebrik ederim. Pazarlama stratejisidir, başımın üstünde yeri var.

Benim değinmek istediğim nokta şu; Bence bankalar hesap işletim ücreti almalılar ve buna hakları var. Nedenlerini 2 ayrı bakış açısı ile açıklayayım.

Birincisi, biz bankaya paramızı emanet ediyoruz ve banka bizim bu paraya her yerden kolaylıkla erişimimizi sağlıyorlar. Örneğin izmitte bir şubeye yatırdığım parayı antalyada herhangi bir atm’den rahatlıkla çekebiliyorum. O atm’nin çalışması için 7/24 elektrik sağlanıyor, 3 tane internet hattı bulunuyor (metro veya fiber, yedek adsl, yedek 3g), bakım yapılıyor, sistem geliştiriliyor vs vs. Ben paramı rahatlıkla kullanabileyim diye bir ordu çalışıyor. Bu kadar yatırımın, elektrik, internet, maaş vs gibi sürekli giderin bir şekilde karşılanması gerekli ve eğer bankadan hizmet satın alıyorsam bunun bedelini ödemeliyim. Aksi halde bu kadar yatırımı ve masrafı hiç uğruna yapmalarını bekliyorum demektir ki bu da akıllı adam işi değildir. (daha&helliip;)

1.204 Kere okundu
Yorum Yok :(
Toplam 17 sayfa, 3. sayfa gösteriliyor.12345...10...Son »