Kardan adamlar yaptım, hepsini kahramanım sandım. Avuçlarımda eridiler..

New Horizons ve 5 milyar km

16 Temmuz 2015 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Nasa 9 yıl önce nükleer yakıt ile çalışan “New Horizons” isimli uydusunu gönderdi ve uydu bu hafta içinde Pluton’a 12500 km öteden selam çakıp güneş sisteminin dışına doğru yoluna devam etti.

Şimdi gelelim benim asıl değinmek istediğim konuya; adamların 9 yıl önce geliştirmeyi tamamladıkları teknolojiye bakalım. Alet 2006’da uzaya gönderilmiş, haliyle kullanılan teknoloji daha önceye dayanıyor. Proje başlanğıcı 2001. 2016 yılında sona erecek ve toplam maliyeti 650 milyon dolar.

Öncelikle iletişim teknolojisi, alet 5 milyar km öteden fotoğraf çekip dünyaya gönderebiliyor. Evde kullandığımız modemlerden 10 mt uzaklaşınca düşen bağlantı gücünü düşünün ve bunu 5 milyar km ile karşılaştırın, bağlantı gücü ne kadar düşük, hatta bir bağlantı bile yok. Plütondan veri gönderme hızı yaklaşık saniyede 1 kbit. Yani cep telefonundan çektiğin bir fotoğrafı 1 kaç günde ancak gönderirsin.

Uydu bu mesafeden rastgele yayın yapamaz, yaparsa o sinyal bize ulaşmaz. Haliyle sinyali odaklayıp göndermesi gerekir, çanak benzeri bir sistem olmalı. Burada da konumlandırma konusu var, alet kendi bulunduğu noktayı, dünyanın bulunduğu noktayı öyle hassas hesaplamalı ki 5 milyar km ötede onu dinleyen bir alıcıya sinyalini ulaştırabilmeli. Anteni 1 cm aşağı yukarı yöne döndürse belki sinyal dünyaya ulaşmayacak. Tabi bu esnada plütonun ve dünyanın kendi yörüngelerinde sürekli hareket halinde olduğunu unutmayın. Hadi dünyada büyük antenler var aletin gönderdiği sinyali alabiliyoruz. Bizim gönderdiğimiz sinyalleri o nasıl alacak? Demekki bir çözüm üretmişler.

Alet nükleer yakıt ile çalışıyor. Radyokkopik termoelektrik jeneratörü var üzerinde plütona vardığında 200 Watt gün üreteceğini hesaplamışlar. Normalde ilk gönderilirken 250 Watt güç üretiyormuş.

Aletin hızı ise saniyede 14.52, saatte 52.272 km.

Şimdi olaya şöyle bakmak lazım, adamlar uzay teknolojisi geliştiriyor ve bu teknolojileri günlük hayatta kullanılabilir teknolojilere çevirip bize satıyorlar. Uzay araştırmaları boş iş mi? Bence değil. İnsanın yeni icatlara yapabilmesi için kendisini ciddi şekilde zorlaması gerekli, yoksa şu an ki durumumu koruyayım yan gelip yatayım diyerek yenilik üretilmez. Eğer sen derin uzayın soğuk ortamında çalışabilen bir sistem üretebilirsen kutuplarda kolaylıkla çalışırsın. Eğer sen buradan 5 milyar km öteye bir robot gönderip tüm işleri senin önceden programladığın şekilde çalışmasını sağlayabilirsen, insansız hava aracı yapıp düşman gördüğün kişiyi kolaylıkla öldürebilirsin.

Amerika’nın dünyayı yönetiyor olması boşuna değil. Bu uydu üzerinde “Student Dust Counter (SDC)” adı verilen Colorada Boulder üniversitesi öğrencilerinin geliştirdiği bir alet bulunuyor. Bizim bilgisayar mühendisleri okuldan adam akıllı 1 proje üretmeden mezun olurken elin oğlu uyduya ekipman geliştiriyor.

Bizim üniversite öğrencilerinin geliştirdiği minik uyduyu, güneş enerjisi ile çalışan araçlarını unutmadım elbette. Ancak bu kadar üniversite, bu kadar hoca, bu kadar öğrenci ve tüm bunlar için devletin her yıl harcadığı milyonlarca belki milyarlarca lira para varken sonuç ortada. Yukarıda bir kısmını saydığım teknolojileri geliştirmek için harcanan çaba, çözülen yüzlerce binlerce problem var. Teknoloji toprakta yetişen birşey değil neticede, çok uğraşmak çabalamak gerekiyor ve adamlar bunu yapıp, dünyayı yönetmeyi başarıyorlar.

Elin oğlu neyle uğraşıyor, bizim memleket neyle. Çok çalışmak lazım. Tembellikle bir yere varılmadığını, Yunanistan örneği ile görüyoruz.

Bir sonraki yazı yerli teknoloji üzerine, yeniden bekleriz 🙂

New horizons tarafından çekilen plüton fotoğrafı.

New horizons tarafından çekilen plüton fotoğrafı.

 

880 Kere okundu
Yorum Yok :(

SOAP XML verisini diziye aktarmak

30 Nisan 2015 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

PHP ile SOAP alt yapısını kullanan web servislerinden alınan XML sonuçlarının diziye aktarılması için aşağıdaki kod kullanılır, hayat kurtarır;

$xml = file_get_contents($response);

// SimpleXML seems to have problems with the colon “:” in the <xxx:yyy> response tags, so take them out
$xml = preg_replace(“/(<\/?)(\w+):([^>]*>)/”, “$1$2$3″, $xml);
$xml = simplexml_load_string($xml);
$json = json_encode($xml);
$responseArray = json_decode($json,true);

Kaynak: https://simplysalim.wordpress.com/2012/02/01/php-parse-soap-response-to-an-array/

1.080 Kere okundu
Yorum Yok :(

Evde Sarılık Tedavisi

5 Ekim 2014 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Bizim kız doğduğunda sarılığı 14-15 civarındaydı. Birkaç gün sonra kontrol edildiğinde bir miktar düşmüştü ancak yeterli değildi. Sarılık yükselirse küveze yatırmak gerekiyor.

Biraz araştırdım, nedir nasıl tedavi edilir vs. Yenidoğan bebeklerde sarılık olmama ihtimali yok, bebek doğduğu için sarılık oluyor. Tedavisi ise bildiğimiz ışık. Özellikle mavi renk ışığın daha etkili olduğuna dair çalışma sonuçları bulunuyor. Küvezlerde mavi led kullanılıyor ancak elimizde mavi led bulunmuyorsa beyaz ışıkta işimizi görür.

Ben nasıl yaptım; bir tane masa lambası ve bulabildiğim en güçlü tasarruflu beyaz ampülü aldım. Dikkat, masa lambanız üzerinde maksimum kaç watt desteklediği yazar, ona göre bir ampül bulun. Benim kullandığım 40 watt gücündeydi. Ampülün beyaz olması önemli, beyaz renk tüm renklerin birleşiminden oluşur, yani içinde mavi ışık frekansları da var. Kızımı bazen sadece bezi kalacak şekilde, bazen sadece üstü olacak şekilde yatırdım ve gözünü siyah bir kumaşla kapattım. Kumaş likralı, yani esnek bir kumaş olmalı ve bağlamalısınız. Bebeğiniz bir hareketi ile kumaşı atabilir, ne olur ne olmaz. Kumaşı kendi gözünüzün önüne getirip ışığa bakın, ışığı görmüyor olmanız gerekli. Güçlü bir ışık kullanacağımız için bebeğinizin gözüne zarar verebilir, aman dikkat. Kızımı yatırdım ve masa lambasını baş ucuna yerleştirdim ve doğrudan vücuduna bakacak şekilde ayarladım. Ampul kızımdan 20-30 cm uzakta duruyordu. Gündüzleri perdeleri açıp güneş ışığı doğrudan üzerine gelmeyecek şekilde yatırdık, bu şekilde gündüz güneş ışığı gece ampul ile 10 gün geçirdik. Sonuç; sarılık 11 e düştü ve hayati tehlikeyi atlattı. Şimdi 1 aylık oldu, hala sarılık emareleri var ama çok azaldı.

Hastaneye gitmedik, zorluk çekmedik gece yattık uyuduk, tehlikeli durumlarda kalmadık. İyi oldu yani 🙂

Dikkat, sarılık tedavisi sadece ışıkla yapılmaz. Bebeğinizi bolca emzirmeniz gerekli çünkü ışık bebeğinizin vücudunda kimyasal bir tepkimeye sebep olur ve sarılığa sebep olan kandaki bileşenler parçalanır. Bu parçalanma ile oluşan maddelerin vücuttan çiş ile atılması gerekli, bunun için bolca emzirmeniz gerekiyor 🙂 Bebekler su içmez derler ya, bence az az verin. Abi çocuğun işemesi lazım, su onun için gerekli. Abartmayın ama, 15-20 damla veya biberondan 2 – 3 emme diyelim.

Geçmiş olsun, Allah şifa versin.

Güncelleme 03.08.2017 – Bu işlemin uzun vadeli bir yan etkisi var mı diye merak edenlere: sanırım yok, kızım 3 yaşında ve çok şükür sağlıklı 🙂

77.729 Kere okundu
2 Yorum Yapıldı

1 aylık baba

3 Ekim 2014 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Dün itibari ile 1 aylık baba oldum. Gerçekten çok değişik, tarif edilemez, ilginç, yaşanması gereken bir durum. Güzellikleri, zorlukları bir arada. 1 ay önce kızım doğdu. Eve getirdik, eşimle birlikte birbirimize bakıyoruz ve biz şimdi ne yapıcaz diyoruz. Tutmaya dahi kıyamıyorsun, öyle güzel.

İlk günleri zorlu olur, bilen bilir. Çocuk doğmuş, ne olacağı belirsiz, hasta mı değil mi diye bir sürü kaygı içindesin. Canlı bir görüntüsü varsa için rahatlar, yoksa daralırsın birşeyi mi var diye. Gece uykun bölünür, hatta uyuyamazsın, ağlarda duyamam diye korkarsın.

Sarılık olayı bambaşka bir konu, onu sonraki mesajda anlatacağım.

Kızım 1 – 2 haftalıkken izlemeye doyamıyorum, sürekli gözüm onda. Döndüm babama, “baba sende bana böyle baktın mı” dedim 😀 Eşim doğum sancısı çekerken, bende mi böyle doğdum diyordu. İnsan kendi varlığını sorgulamaya başlıyor resmen. Hani annemiz babamız “çocuğun olunca anlarsın” der ya, aynen öyleymiş.

Diğer taraftan şükretmek için yeni bir fırsat bu. Allah, Şura suresi 49. ayette “Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır. Dilediği şeyi yaratır. Dilediğine kız (çocuk) ve dilediğine erkek (çocuk) bağışlar” diyor. Ne mutlu bize ki bir kız çocuk bağışladı. Hiç çocuk vermeyebilirdi de ve böyle bir lezzetten, nimetten mahrum kalabilirdik. Şükürler olsun. Kızımızın adını da bu ayetin olduğu sureye ithafen, “Şura” koyduk.

Ömrü hayırlı, bahtı açık olsun.

1.202 Kere okundu
2 Yorum Yapıldı

Yeni web sitemizi açtık

26 Temmuz 2014 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Yeni girişimimiz yesilelbise.com web sitemizi açtık. Bugüne kadar sadece program satışı ve hizmetler üzerinden faaliyet gösteriyorduk, şimdi stoklu ürün satışı işine girmiş olduk. Sitede tesettür giyim ürünlerine yer veriyoruz. Bayanlara yönelik hazırladığımız bir site oldu. Yesilelbise.com ismini de hatırlanması kolay bir isim olsun diyerek seçtik. Siteyi yeni açtığımız için şu an birkaç eksiği bulunuyor. Ancak 1-2 hafta içinde hepsini giderip satışa başlayacağız inşallah.

Sitede bayan giyime yönelik tesettür ürünleri var demiştik. Pardesü, tunik, etek, gömlek, bluz, kap, ferace, abiye ürünleri yer alıyor. Tamamı elimizde olan ürünler, haliyle sipariş aldığımızda aynı gün kargoya verebiliyoruz.

Siteyle ilgili çalışmalara mayıs ayında başladık. Sistem tasarımı, ürün envanterinin çıkarılması, fotoğraflanması derken ağustos ayı geldi. Ramazan geçsin sonra başlayalım dedik ve inşallah kısa bir süre içinde başlayacağız.

Yeni sezon tesettür giyim modellerinin çeşitlerini arttıracağız. Şimdilik 200 ürün çeşidi bulunuyor, herşey zamanla.

Haydi sizde tıklayın, sitemizin hiti artsın 🙂

www.yesilelbise.com

Burada bazı yazılar paylaşıyoruz: yesilelbise.wordpress.com

1.139 Kere okundu
Yorum Yok :(

E-ticaret siteleri için arayüz tasarımı nasıl olmalı?

15 Temmuz 2014 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Evet geldik yine mesleki bir konuya. Bugün 10 yıldır içinde olduğum bir sektör hakkında kendimce düşüncelerimi paylaşmaya çalışacağım.

Yaklaşık 10 yıldır e-ticaret siteleri açıyorum ve bu siteler için operasyon, muhasebe alt yapıları geliştiyorum. Bu 10 yılın son 8 yılı turizm sektöründe geçti. Şu an internette ulaşabileceğiniz e-ticaret web sitelerinin yarısının şirketimiz tarafından kurulduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Turizm, e-ticaret konusunda çok özel bir sektör. Tamamen hizmet üretimi şeklinde olduğu için e-ticaret uygulamaları konusunda son derece uygun. Çünkü sattığınız ürün karşılığında müşteriye bir kargo göndermek zorunda değilsiniz, ne mal tedariği, ne kargo, ne irsaliye vb konularla ilgilenmiyorsunuz. Müşteri biletini alıyor ve kendisi gidiyor.

Otel ile anlaşmanızı yapın ve web sitenizden satın. Hele uçak bileti satmak daha da kolay. Tur satmak ise biraz daha zor. Hele operasyonu size yapıyorsanız daha da zor. Uçak biletinde operasyon olayı neredeyse yok, otel için ise operasyon telefon görüşmelerinden ibaret. Tabi birkaç cümle ile özetledim olayı ama elbette bu kadar basit değil, tatil satarken müşterinize hayali bir ürün satmış oluyorsunuz. Bu yüzden elbette satış zor ama konu “e-ticaret” özelinde incelersek turizm ürünlerinin e-ticaret ile satılabilir hale getirilmesi ve hizmet teslimi son derece kolay.

Biz konumuza dönelim. Satmak istediğiniz “şey” her ne olursa olsun, bunu müşterinize nasıl sunduğunuz çok önemli. Müşteriniz sitenize girdiğinde ilk önce logonun bulunduğu bölümü görecektir. Logonun renkleri, fonu ile uyumu, yerleşimi son derece önemli. Logodan sonra logonun hemen altındaki 4-5 cm ye dikkat kesilir. Orada ne varsa müşterinizin aklında ilk yer edecek olan odur. Daha sonra sitenin geri kalanı ile ilgilenir.

İlk önce renklerden bahsedelim. Soru şu; “siz kendinizi hangi kelime ile ifade edersiniz?”. Bankaysanız “güvenilir”, gıda satıyorsanız “temiz”, giyim satıyorsanız “şık”. İşte bu kelimelerin renk karşılığını bulmanız gerekir. Örneğin kelimeniz “güven” ise yeşil veya “mavi” kullanmalısınız, “temiz” ise beyaz, “şık” ise füme, siyah, altın renklerini seçmelisiniz. Birkaç kelime varsa o zaman kombinasyonlar yapmalı ve denemelisiniz. İlla burada örneklendirdiğimiz gibi mi olmalı, elbette hayır. Size göre sizi ifade eden hangi renk ise onu seçin.

Şimdi gelelim en önemli konuya; web sitenizin tasarımını yaparken , renklerin “size göre” değil, “müşteriye göre” olması gereklidir. Bu güne kadar 150-200 civarında e-ticaret sitesi açtık. Hepsi özel tasarımlardı, kesinlikle şablon kullanmadık. Biz tasarım çalışması yaparken hep müşterin gözünden olayları görmeye çalıştık ve ona göre uygun tasarımlar yaptık. Ancak birkaç istisna dışında hep müşterilerimiz müdahale etti ve siteyi kendi zevklerine göre değiştirdi. Sonuç, genelde başarısızlık oldu.

Müşterilerimiz ile hep tartıştım ve onlar için daha çok para kazanacaklarını düşündüğüm tasarımları uygulamaya çalıştım. Örnekler verdim, nedenlerini anlattım ve her zaman hak verdiler fakat sonra kendi zevklerine göre değişiklik yaptırdılar. Sonra işler kötü gittiğinde dönüp yine bizi suçladılar, suçlamaya devam ediyorlar 🙂 O yüzden etrafınızda bu işi daha önce defalarca yapmış, işin ehli olmuş biri varsa bırakın o işini yapsın. Siz karışmayın.

Tasarımın “müşteriye göre” olması konusunda söylemek istediğim bir konu daha var. Siz yıllarca bilgisayar kullanmış, facebook, twitter ı hatmetmiş bir insansınız ve internetten birşeyler satmaya niyetlenmişsiniz. Haliyle nereye nasıl tıklanır, ne nasıl çalışır biliyorsunuz. Peki sizin müşterileriniz bunu biliyor mu?

Bu soru çok önemli. Eğer müşterilerinizin tamamının sizinle aynı seviyede bilgisayar kullanma yeteneği olduğuna eminseniz o halde kafanıza göre takılın. Ama bu konuda emin değilseniz, o zaman sitenizin tasarımını KISS prensibine göre hazırlamalısınız. Yani “Keep It Simple Stupid”, yani “aptalca kolay olsun”. Yani kasmayın kardeşim 🙂

Kasmayından kastım nedir; google.com ve yandex.com ana sayfalarını karşılaştırın. Google.com “ben arama motoruyum” diyor ve bitiriyor ama yandex.com “ben arama motoruyum ama bak trafikten de haberim var, haberleri de biliyorum, hava durumu da bende” diyor. Peki siz hiç haber okumak için yandex.com a girdiniz mi? Yada dur bugün hava nasılmış diye baktınız mı? Cevabınız hayır mı? O halde sizde kendi siteniz için bu yorumu yaptırmayın. Amacınız neyse sadece o olsun sitenizde, fazladan birşey koymayın.

Fazla detay isteyen üyelik formları, sipariş vermeden önce zorunlu üye girişi gibi uygulamalar hep itici konular. Yapmayın, etmeyin diyelim ve burada bitirelim.

1.234 Kere okundu
Yorum Yok :(

Kitap yazmak :)

2 Ocak 2014 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Geçen aylarda android cihazlarda kullanılan google play içinde, Türkiye için kitap satışı aktif hale geldi. Benimde uzun süredir kitap yazma niyetim vardı. Olay şu; kitabı yazıp google play’e yükle, 3-4 TL’ye satmaya çalış. Google satıştan %30 pay alıyor, 3 TL’ye satılsa bana 2.1 TL kalır. 10000 tane satılsa 21000 TL eder 😛

Hesap basitte acep olur mu?

Misal PHP programlama kitabı mı çok satar, aşk nedir başlıklı bir kitap mı 🙂 Deneyip görelim hayırlısı ile 🙂

1.890 Kere okundu
Yorum Yok :(

cPanelde / dizini sürekli doluyorsa

1 Ekim 2013 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Sunucunuzda ana dizin (/*) sürekli doluyorsa ve neden dolduğunu bulamıyorsanız mysql içinde eximstats veritabanını kontrol edin. Benim problemimde bu veritabanı 36 GB olmuştu, tamamen sildim ve harddisk kullanımı normale döndü.

Ayrıca WHM içinde “Tweak Settings > Stats and Logs” bölümünde “The interval, in days, to retain Exim stats in the database” değerini 1 olarak ayarlayıp kaydedin. Bu şekilde problemi tekrar yaşamazsınız diye umuyorum.

1.487 Kere okundu
Yorum Yok :(

Otel fiyatı karşılaştırma

8 Eylül 2013 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Uzunca süredir üzerinde çalıştığımız otel fiyatı karşılaştırma sitesi tilki.co‘yu sonunda aktif hale getirdik. Hangi oteli kim kaça satıyor sorusunun cevabını burada bulunabilir. Tatile gitmeden önce, antalyada, kemerde, belekte, sidede hangi otel kaç paraymış diye bakmakta fayda var. Bir otel için ciddi fiyat farklılıkları olabiliyor, örneğin marmarise tatile gideceksiniz, herhangi bir oteli beğendiniz. Fiyatlarına bakıyoruz, bazen gecelik kişi başı 50 – 60 tl fark olabiliyor.

Yeni özellikler eklemeye devam ediyoruz, örneğin otel yorumları için bir çalışma yapıyoruz. Birlikte çalıştığımız acenteler ile otellere giden kişilere yorumları için başvuracağız. Onların yapacağı değerlendirmeleri tilki.co üzerinden yayınlayacağız, bu şekilde oteller için tarafsız değerlendirmelerin toplanmasını amaçlıyoruz. Sonuç olarak tilki.co‘nun otel fiyatlarını karşılaştırma ve yorumları konusunda ciddi bir merkez olması için gayretli bir çalışma yürütüyoruz. Umarım kısa sürede sonuç alabiliriz, dualarınızı eksik etmeyin 🙂

1.269 Kere okundu
Yorum Yok :(

Yeni programımız, Optimus AHBS

30 Temmuz 2013 de Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Çalıştık çalıştık ve sonuna bitti; Optimus Aile Hekimliği Bilgi Sistemi, Optimus AHBS

Sağlık ocaklarında çalışmakta olan aile hekimleri için bir yazılım geliştirme yoluna girmiş idik. Gel zaman git zaman çalıştık ve oldukça fazla yol katettik. Optimus aile hekimliği yazılımı mayıs başında kullanıma sunuldu, geçen zaman zarfında da gerekli çalışmaları yaptık ve sistemi büyük ölçüde oturttuk.

Optimus Aile Hekimliği Yazılımı ne yapar; sağlık ocaklarında çalışan doktorların, hemşirelerin günlük işlerini takip eder, muayene, izlem, aşı vb çalışmaları arşivler ve Sağlık Bakanlığının sağlık.net sistemine gönderir. Reçete yazar ve e-reçete gönderir, aylık çalışma planları hazırlar vs.

Ayrıca kiosk sistemimiz var. Sağlık ocağına gittiniz, tc kimlik numaranızı girdiniz ve kiosk programı sizi yönlendirdi. Sonra bekleyelim bakalım.

Ayrıca MHRS entegrasyonumuz var. Olurda merkezi randevu sisteminden randevu alırsanız, kiosk size öncelik tanıyor.

Hayırlı uğurlu olur inşallah 🙂

1.495 Kere okundu
Yorum Yok :(
Toplam 17 sayfa, 2. sayfa gösteriliyor.12345...10...Son »