Kardan adamlar yaptım, hepsini kahramanım sandım. Avuçlarımda eridiler..

İlişkiler üzerine – 1

8 sene önce Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Bu konu hakkında yazmak bir süredir aklımdaydı ama bir şekilde fitilim ateşlenmemişti. Nasip bugüne imiş. Benimki gibi hiç durmayan beyinler için dinlenmek farklı konuları irdemelemek ile oluyor, bu yüzden tatil boyunca “kendimce” ilişkileri yorumlamaya, anlamaya çalıştım. Biraz sesli düşünmek, biraz kendimle alay etmek olacak bu. Tecrübelerime dayalı, eksiğiyle fazlasıyla insanca bir yazı. Sürç-i lisan edersek, şimdiden affola.

Hayde rastgele.

Ey, cennetin cehennemin elinde oldugu kişi”, gel dinle beni. Ben sana içimdekini anlatmak için yazarım, gönlünü aç duy yüreğimi. Sen ki gönlümün sahibi, ben ki yolunun bekçisi… diye başlayıp devam edebilirdim aslında, diğer “aşk”ların başladığı gibi. Ama bunun hata olacağını ve okuyanı sıkacağımı düşündüm birden, aynı duyguyu paylaşmayan insanların birbirlerinden sıkılacağı gibi.

Herşeyin özeti budur. Harika bir duygu yoğunluğu ve heyecan ile başlarsın, sonra düşünürsün, sonra sıkılırsın, sonra vazgeçersin. Aşk bu kadar basittir. Çünkü aşk, varlıkla yokluğun arasındaki ince bir çizgidir. Derler ya, aşıklar ile deliler aynıdır diye, işte öyle ya delisindir yada aşıksındır. İçinde fırtınalar eser, kalbin sıkışır, beynin bulanır, düşmanının yapamayağını “aşkın” yapar, bağrında bir bıçak ile gezer durursun. Öyledir, öyle hissettirir. Muhtemelen delilerde bu duygu dalgalanması yoktur, bunu bilemem ama yaşadığını iddia eden her insan deli değilse bu dediklerimi yaşamıştır, bilir.

O’nu gördüğünde içinde pırpır kelebekler uçuşuyorsa bu iyiye işarettir ama eğer bildiğinde içinde hayvanat bahçesi varmış gibi hissediyorsan, bu tam anlamıyla harika birşeydir. Düşünsene, yeri geldiğinde deli gibi konuşan sen, “gık” diyemiyor. “Dut yemiş bülbül” misali demek bile tarif edemez, daha mahsun, daha bir masum. Ama asıl “lan ne içirdiniz bana” bakışı varsa yüzünde, gereksiz bir tebessüm varsa dudaklarında, sesin daha bir tiz çıkıyorsa, eyvah kardeş. Şu an “yaktın, ah yaktın beni” (bkz: bir önceki yazı) deme vaktidir.

Normalde üstüne başına dikkat etmeyen sen birden entel dantel bişey mi oldun? Hani genelde bir kenara atıp gece boyunca orada unuttuğun telefon elinden düşmez mi oldu? Aaa dur, yoksa telefonun şarjı daha çabuk mu bitiyor? 🙂

Başlangıç böyledir işte, eğlenceli, mutlu, heyecanlı. İnsan daha enerji dolu hisseder, herşeye daha pozitif bakar. İş hayatına bile yansır, daha üretken olur.

Burada önemli olan ne hissettiğini iyi analiz edebilmektir aslında. Yukarda deli dedik şimdi analiz et diyoruz, ben bende değilim ki ne dediğimi bileyim 😛 Sadece şunu bilmekte fayda var, hissettiğimiz şey acı mı yoksa aşk mı? İnsana çekici gelen şey genelde ulaşması zor olanlardır. Birşeye ulaşmak için çaba sarfetmek rahatsızlık ve acı verir ama sonunun güzel olacağını ümit ederiz. Sabrettiğimiz rahatsızlık ve acıya günümüzde “ilişkiye emek vermek” denir. Bize güç veren bu sabrın sonundaki güzel şeyler için umuttur aslında. Umut etmek insanı mutlu eder ve karşımızdaki kişi buna vesile olduğu için belki O’na aşık olduğumuzu düşünebiliriz. Sonra gün gelir, bakmışız herşey boş 🙂

Sadece şunu sorun kendinize, herşey için kalbiniz tamamen iyi hissediyor mu? Hayır diyorsanız o işte bir iş var demektir. Tekrar ve tekrar düşünün. Kalbinizi rahatsız eden birşey yoksa, goyver gitsin kardeşş 😀 Daha iyisini bulurum deme sakın, yanındakinin kıymetini bil ve mutlu ol! Hayde bakiim 🙂

Ve bu tür zamanlar için dinlenesi bir şarkı, bara bara bere bere 😀

Devamı gelecek…

1.465 Kere okundu
Yorum Yok :(

Yaktın, ah yaktın beni

8 sene önce Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Çok sevdiğim bir türküdür, harika olmuş.

Fikrimin ince gülü…

2.127 Kere okundu
Yorum Yok :(

TBMO, BMO Kurultayında Yönetime Aday Oluyor

8 sene önce Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Evvet, harika bir çarşamba sabahı daha 🙂 Balkanlardan gelen soğuk hava kütlesini özlediğimiz bu günlerde TBMO ekibinin sizinle paylaşmak istediği çok önemli bir bilgiyi iletme görevi bana verildi. Sıkı durun;

TBMO, Bilgisayar Mühendisleri Odası kurulma çalışmaları çerçevesinde 1.5 yıldır yürüttüğü misyonunu, 2 Haziran’da TMMOB’da alınan BMO’nun kurulması yönündeki karar neticesinden başarılı bir şekilde tamamladı ve bir sonraki adım olarak, BMO’nun ilk kurultayında yönetime aday olacağımızı resmen açıklıyoruz.

Bugüne kadar şeffaf, paylaşımcı ve katılımcı bir yapı ile çalışmayı ilke edinen TBMO, bu değerlerini koruyacak ve her zaman olduğu gibi, ilkleri gerçekleştiren olacaktır.

Önemle vurgulamak istediğimiz bir başka konu ise TBMO organizasyonunun temelinde “kişilerden çok fikirlere önem verilmelidir” kaidesinin bulunduğudur. Geçen 1.5 yıllık çalışmalarımızda, bize katılan, destekleyen, toplantı ve seminerlerimize teşrif eden herkesin bizzat gördüğü üzere TBMO herkese açık, her fikrin konuşulabildiği ve sadece “Bilgisayar Mühendisliği” adına çalışan bir organizasyon olmuş, olmaya devam edecek ve bu kültürünü BMO yönetimine geldiğinde de aynen devam ettirecektir.

Geleceğin Türkiye’sini inşa ederken Bilişimin ve Bilgisayar Mühendislerinin önemi yadsınamaz. Gelin hep beraber Cumhuriyetin 100. yılına kadar Türkiye’yi kalkındırması plananan bilişim sektörünün altına imzamızı atalım.

TBMO Ekibi Adına Enes Turan
18 Temmuz 2012, Çarşamba

Yazının devamı için tıklayın

1.369 Kere okundu
Yorum Yok :(

MySQL’de çook eski verilerin karakter tipini değiştirme

8 sene önce Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

MySQL 4 zamanından kalma tablolarda karakter seti (collation) ayarları yoktu. MySQL 4.1 sonrası ve özellikle 5. sürümle birlikte bu ayarlar hayati önem taşımaya başladı ve eski tablolar otomatik olarak latin1_swedish_ci formatına geçirildi.

Gel gelelim, bu sistem sonradan geliştirilen sistemlerde uyumluluk problemine sebep oluyor. Örneğin şu an turkmod.com üzerinde çalışıyorum ve ilk sistemi 2004’te kurmuştum, 2012 teknolojisi ile çalışırken sıkıntıya sebep oldu. Peki ne yapıyoruz bu karakter problemini gidermek için;

Tablodaki tüm latin1_swedish_ci karakter setli sütunların karakteri seti ayarlarını sırası ile;

  1. latin1
  2. binary
  3. latin5_turkish_ci / utf-8 vs

yapıyoruz, problemden kurtuluyoruz 🙂 Geçmiş olsun.

1.360 Kere okundu
Yorum Yok :(

Ne oluyor?

8 sene önce Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Bugün Dağlıca’da 8 kardeşimizi “daha” kaybettik. Sabah işe giderken radyodan öğrendim, canım yandı. Daha sonra detayları öğrendim, derler ki 300 terörist saldırdı, ağır silahları taşıyıp sakladılar vs.

Arkadaş sen değilmiydin kaçakçıları terörist sanıp tepelerine bomba yağdıran? 30 kişiyi gittin gördün de 300 teröristi nasıl görmedin, yuh lan! Hani bizim sınırlarımız şöyle iyi korunuyordu, böyle iyi gözetleniyordu? 300 kişi diyoruz arkadaş, 3 kişi değil. Demek ki gözü kör olanlar var, görmek istememişler.

Olan yine kardeşlerimize oldu. Allah rahmeti ile mekanlarını cennet eyler inşalah. Vesselam.

1.279 Kere okundu
Yorum Yok :(

Türkçe Olimpiyatları

8 sene önce Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

10. Türkçe Olimpiyatları Kocaeli etkinliklerine gittim dün. Pek fazla aksiyon yoktu ama konu zaten aksiyon değil, nelerin yapılabildiğiydi. İsmet Paşa Stadında yapıldı, Kocaeli Spor öyle dolduramamıştır orayı ama uzaktan gelenler, uzakları memleket eyleyip yüreklerini bu güzel çocuklarla Türkiye’ye gönderenler, stadı doldurdu.

Konu ne paraydı, ne sesti, ne konserdi nede başka ülkelerden gelen çocukları görmekti. Konu, gurbet elde vatan hasreti çeken Ayşe’nin, Fatma’nın, Ali’nin, Mehmet’in yüreğinin sesini dinlemekti.

Dinledik… yüreklerimizin pası, gönlümüzün isi silindi.

Allah sizlerden razı olsun.

 

1.316 Kere okundu
Yorum Yok :(

Dinlenesi…

8 sene önce Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Geçen gün keşfettim, Mabel Matiz’den…

Hala haber bekliyorum senden…

 

 

Bunuda dinleyin mutlaka,

Kül Hece…

bir sana titriyor gönüllü yaprağım
ellerim bir seni terliyor
sana içlensin şimdi o melekler
sende dursun akrep ve yelkovan

 

1.316 Kere okundu
Yorum Yok :(

Teşekkürler

8 sene önce Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği, 24. oda olarak “Bilgisayar Mühendisleri Odası”na karar verdi. Bilgisayar Mühendisleri Odası, ülkemize hayırlı olsun 🙂

Evet, çalıştık ve başardık 🙂

Kocaman yürekli  öğrenci arkadaşlarımıza, vakitlerini cömertçe bu uğurda kullanan dostlarımıza, bizimle birlikte canla başla çalışan kıymetli yoldaşlarımıza teşekkür ederiz.

Derler ya, birdik bin olduk, aynen öyle. Her beraber, bu ülkeye, bu güzel vatana “Bilgisayar Mühendisleri Odası”nı kazandırdık. Artık, gelenekçilik değil yenilikçilik vaktidir. Destekleriniz daim olsun inşallah.

TBMO teşekkür yazısı

Saygı ve hürmetle.

1.241 Kere okundu
Yorum Yok :(

Et Diyeti – 4. Gün

8 sene önce Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Bu vejeteryanlar nerelerde yemek yiyor be? Arkadaş ne zormuş et yememek. Et yeme bağımlısı olmaktan değil, yiyecek birşey bulamamaktan. Dün İstanbul’daydım. Misafir olduğum bir yerde öğle arası personelle yemek yedim, içine kıyma eklenmiş dolma vardı menüde, yedik kıyısından köşesinden biraz. Akşam durum daha feci. Pendik sahilinde arkadaşla yemek için bir yer arıyoruz ama nafile. En sonunda bir yere oturduk, biz karar vermekte zorlanında patron geldi artık 🙂 Neyse o adam bile “et yemezseniz ayıp olur dedi” ve 50’den fazla çeşit olan menüde salatalar hariç sadece makarna vardı. Neyse köftesi az, eşantiyonu çok bir yemek söyledik, köftelerin bir kısmını arkadaşa havale edip karnımı doyurdum.

Veganlar ne yapıyor peki? Yazık lan, harbi yazık adamlara. Tercih meselesidir vejeteryan veya vegan olmak ama yiyecek birşey bulamamakta zor be.

Neyse, 4. gün sonunda gayet iyi hissediyorum ve ciddi şekilde hafifledim. Karnımdaki şişlik indi, kilo verdim sanırım. Ayrıca hareketlerimin daha akıcı olduğunu farkettim, mesela eğilip kalkarken daha bir rahatım. Et yememek değilde belki anormal yollarla hızla büyütülmüş hayvanların etlerini tüketmemek iyi gelmiş olabilir.

Şöyle birşeyde öğrendim, 20 inek beslemek için kullanılan alandan 240 kişiye yetecek buğday üretilebilirmiş. Bu yüzden eğer amerikalılar %10 daha az et tüketse afrikadaki halklar açlık çekmezmiş. Ben burada et yeme zevkini tadarken oradaki bir insan açlıktan ölüyor veya burada israf ederken orada insanlar çaresizlik içinde kıvranıyor. Nerede dünyaya geleceğimi seçemediğime göre, afrikada doğmadığıma şükretmek için israf etmemeye özen gösteriyorum. O insanların, benim çöpe yolladığım her lokmada hakkı var, hatrından çıkarma Enes!

1.315 Kere okundu
Yorum Yok :(

Et Diyeti – 2. Gün

8 sene önce Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Deli gibi başım ağrıyor, bildiğiniz gibi değil. Sanki bağımlıymışım da bundan kurtuluyormuşum gibi 🙂 Eh biraz abarttım ve ayrıca baş ağrısı diyete bağlımı onu da bilmiyorum 🙂

Öncelikle, öğle yemeği için etsiz yemek  bulmakta zorlanıyorum. Dün, yani 1. gün beyaz etli bir yemek alıp etleri arkadaşa havale ettim. Bugün fasulye vardı menüde çok şükür, o şekilde doyduk. Ancak bugün ciddi şekilde bir hafiflik hissediyorum, normalde bir şişlik olurdu bugün yok. Daha bir rahatım bu konuda.

Doktora gidiyorum bir süredir, bugün dahiliyeci Berat Selçuk Senyelli bey “turp gibi olduğumu” söyledi ve hatta “sende fazla kan var, git biraz kan ver” dedi. Arkadaş biz burada hasta oluyoruz, ne eksik diye tahlil yaptırıyoruz ama gel gör ki eksiklik değil fazlalık varmış.

Başka bir konuda uygulamam gereken diyet, et diyeti dışında çay kahve yasak! Acı, turşu, baharat yasak! Stres yasak 🙂 şaka gibi. Hadi diğerlerini anladım da stressiz bir hayat, cıks olmaz 🙂

Şu an muzdarip olduğum 2 rahatsızlıkta en stresli ve üzüntülü zamanlarımda ortaya çıktı, o günlerden hatıra kaldı. Silmeye çalışıyorum ama yapıştılar sanki, aynaya her baktığımda hatırlatmasalar olmaz! Bugün biri aradı, “dördüncüyü aramıştım” dedi, duraksadım “ben enes” diyebildim, o tekrar “dördüncüyü aramıştım” dedi, ben sonradan kendime geldim “yanlış oldu sanırım, ben enes” dedim. Karşımdaki de duraksadı, “yanlış mı oldu” dedi, “evet” dedim, nazik bir şekilde kapattı. İlk tavrımın “o yok, ben enes” gibi olduğunu sonradan farkettim. Tesadüftür elbet kuşkum yok ama durduk yere nereden çıktın be arkadaş? Bi git Allah aşkına, trilyon ihtimal varken beni mi buldun bu tesadüf için? Peki sen hatra gelen, asıl sen söyle ne diyeti yapayım, madem hatırlattın kendini birde onu söylede kurtulayım…

1.282 Kere okundu
Yorum Yok :(