Kardan adamlar yaptım, hepsini kahramanım sandım. Avuçlarımda eridiler..

Yeni web sitemizi açtık

6 sene önce Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Yeni girişimimiz yesilelbise.com web sitemizi açtık. Bugüne kadar sadece program satışı ve hizmetler üzerinden faaliyet gösteriyorduk, şimdi stoklu ürün satışı işine girmiş olduk. Sitede tesettür giyim ürünlerine yer veriyoruz. Bayanlara yönelik hazırladığımız bir site oldu. Yesilelbise.com ismini de hatırlanması kolay bir isim olsun diyerek seçtik. Siteyi yeni açtığımız için şu an birkaç eksiği bulunuyor. Ancak 1-2 hafta içinde hepsini giderip satışa başlayacağız inşallah.

Sitede bayan giyime yönelik tesettür ürünleri var demiştik. Pardesü, tunik, etek, gömlek, bluz, kap, ferace, abiye ürünleri yer alıyor. Tamamı elimizde olan ürünler, haliyle sipariş aldığımızda aynı gün kargoya verebiliyoruz.

Siteyle ilgili çalışmalara mayıs ayında başladık. Sistem tasarımı, ürün envanterinin çıkarılması, fotoğraflanması derken ağustos ayı geldi. Ramazan geçsin sonra başlayalım dedik ve inşallah kısa bir süre içinde başlayacağız.

Yeni sezon tesettür giyim modellerinin çeşitlerini arttıracağız. Şimdilik 200 ürün çeşidi bulunuyor, herşey zamanla.

Haydi sizde tıklayın, sitemizin hiti artsın 🙂

www.yesilelbise.com

Burada bazı yazılar paylaşıyoruz: yesilelbise.wordpress.com

1.253 Kere okundu
Yorum Yok :(

E-ticaret siteleri için arayüz tasarımı nasıl olmalı?

6 sene önce Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Evet geldik yine mesleki bir konuya. Bugün 10 yıldır içinde olduğum bir sektör hakkında kendimce düşüncelerimi paylaşmaya çalışacağım.

Yaklaşık 10 yıldır e-ticaret siteleri açıyorum ve bu siteler için operasyon, muhasebe alt yapıları geliştiyorum. Bu 10 yılın son 8 yılı turizm sektöründe geçti. Şu an internette ulaşabileceğiniz e-ticaret web sitelerinin yarısının şirketimiz tarafından kurulduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Turizm, e-ticaret konusunda çok özel bir sektör. Tamamen hizmet üretimi şeklinde olduğu için e-ticaret uygulamaları konusunda son derece uygun. Çünkü sattığınız ürün karşılığında müşteriye bir kargo göndermek zorunda değilsiniz, ne mal tedariği, ne kargo, ne irsaliye vb konularla ilgilenmiyorsunuz. Müşteri biletini alıyor ve kendisi gidiyor.

Otel ile anlaşmanızı yapın ve web sitenizden satın. Hele uçak bileti satmak daha da kolay. Tur satmak ise biraz daha zor. Hele operasyonu size yapıyorsanız daha da zor. Uçak biletinde operasyon olayı neredeyse yok, otel için ise operasyon telefon görüşmelerinden ibaret. Tabi birkaç cümle ile özetledim olayı ama elbette bu kadar basit değil, tatil satarken müşterinize hayali bir ürün satmış oluyorsunuz. Bu yüzden elbette satış zor ama konu “e-ticaret” özelinde incelersek turizm ürünlerinin e-ticaret ile satılabilir hale getirilmesi ve hizmet teslimi son derece kolay.

Biz konumuza dönelim. Satmak istediğiniz “şey” her ne olursa olsun, bunu müşterinize nasıl sunduğunuz çok önemli. Müşteriniz sitenize girdiğinde ilk önce logonun bulunduğu bölümü görecektir. Logonun renkleri, fonu ile uyumu, yerleşimi son derece önemli. Logodan sonra logonun hemen altındaki 4-5 cm ye dikkat kesilir. Orada ne varsa müşterinizin aklında ilk yer edecek olan odur. Daha sonra sitenin geri kalanı ile ilgilenir.

İlk önce renklerden bahsedelim. Soru şu; “siz kendinizi hangi kelime ile ifade edersiniz?”. Bankaysanız “güvenilir”, gıda satıyorsanız “temiz”, giyim satıyorsanız “şık”. İşte bu kelimelerin renk karşılığını bulmanız gerekir. Örneğin kelimeniz “güven” ise yeşil veya “mavi” kullanmalısınız, “temiz” ise beyaz, “şık” ise füme, siyah, altın renklerini seçmelisiniz. Birkaç kelime varsa o zaman kombinasyonlar yapmalı ve denemelisiniz. İlla burada örneklendirdiğimiz gibi mi olmalı, elbette hayır. Size göre sizi ifade eden hangi renk ise onu seçin.

Şimdi gelelim en önemli konuya; web sitenizin tasarımını yaparken , renklerin “size göre” değil, “müşteriye göre” olması gereklidir. Bu güne kadar 150-200 civarında e-ticaret sitesi açtık. Hepsi özel tasarımlardı, kesinlikle şablon kullanmadık. Biz tasarım çalışması yaparken hep müşterin gözünden olayları görmeye çalıştık ve ona göre uygun tasarımlar yaptık. Ancak birkaç istisna dışında hep müşterilerimiz müdahale etti ve siteyi kendi zevklerine göre değiştirdi. Sonuç, genelde başarısızlık oldu.

Müşterilerimiz ile hep tartıştım ve onlar için daha çok para kazanacaklarını düşündüğüm tasarımları uygulamaya çalıştım. Örnekler verdim, nedenlerini anlattım ve her zaman hak verdiler fakat sonra kendi zevklerine göre değişiklik yaptırdılar. Sonra işler kötü gittiğinde dönüp yine bizi suçladılar, suçlamaya devam ediyorlar 🙂 O yüzden etrafınızda bu işi daha önce defalarca yapmış, işin ehli olmuş biri varsa bırakın o işini yapsın. Siz karışmayın.

Tasarımın “müşteriye göre” olması konusunda söylemek istediğim bir konu daha var. Siz yıllarca bilgisayar kullanmış, facebook, twitter ı hatmetmiş bir insansınız ve internetten birşeyler satmaya niyetlenmişsiniz. Haliyle nereye nasıl tıklanır, ne nasıl çalışır biliyorsunuz. Peki sizin müşterileriniz bunu biliyor mu?

Bu soru çok önemli. Eğer müşterilerinizin tamamının sizinle aynı seviyede bilgisayar kullanma yeteneği olduğuna eminseniz o halde kafanıza göre takılın. Ama bu konuda emin değilseniz, o zaman sitenizin tasarımını KISS prensibine göre hazırlamalısınız. Yani “Keep It Simple Stupid”, yani “aptalca kolay olsun”. Yani kasmayın kardeşim 🙂

Kasmayından kastım nedir; google.com ve yandex.com ana sayfalarını karşılaştırın. Google.com “ben arama motoruyum” diyor ve bitiriyor ama yandex.com “ben arama motoruyum ama bak trafikten de haberim var, haberleri de biliyorum, hava durumu da bende” diyor. Peki siz hiç haber okumak için yandex.com a girdiniz mi? Yada dur bugün hava nasılmış diye baktınız mı? Cevabınız hayır mı? O halde sizde kendi siteniz için bu yorumu yaptırmayın. Amacınız neyse sadece o olsun sitenizde, fazladan birşey koymayın.

Fazla detay isteyen üyelik formları, sipariş vermeden önce zorunlu üye girişi gibi uygulamalar hep itici konular. Yapmayın, etmeyin diyelim ve burada bitirelim.

1.393 Kere okundu
Yorum Yok :(

Kitap yazmak :)

6 sene önce Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Geçen aylarda android cihazlarda kullanılan google play içinde, Türkiye için kitap satışı aktif hale geldi. Benimde uzun süredir kitap yazma niyetim vardı. Olay şu; kitabı yazıp google play’e yükle, 3-4 TL’ye satmaya çalış. Google satıştan %30 pay alıyor, 3 TL’ye satılsa bana 2.1 TL kalır. 10000 tane satılsa 21000 TL eder 😛

Hesap basitte acep olur mu?

Misal PHP programlama kitabı mı çok satar, aşk nedir başlıklı bir kitap mı 🙂 Deneyip görelim hayırlısı ile 🙂

2.013 Kere okundu
Yorum Yok :(

cPanelde / dizini sürekli doluyorsa

6 sene önce Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Sunucunuzda ana dizin (/*) sürekli doluyorsa ve neden dolduğunu bulamıyorsanız mysql içinde eximstats veritabanını kontrol edin. Benim problemimde bu veritabanı 36 GB olmuştu, tamamen sildim ve harddisk kullanımı normale döndü.

Ayrıca WHM içinde “Tweak Settings > Stats and Logs” bölümünde “The interval, in days, to retain Exim stats in the database” değerini 1 olarak ayarlayıp kaydedin. Bu şekilde problemi tekrar yaşamazsınız diye umuyorum.

1.602 Kere okundu
Yorum Yok :(

Otel fiyatı karşılaştırma

6 sene önce Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Uzunca süredir üzerinde çalıştığımız otel fiyatı karşılaştırma sitesi tilki.co‘yu sonunda aktif hale getirdik. Hangi oteli kim kaça satıyor sorusunun cevabını burada bulunabilir. Tatile gitmeden önce, antalyada, kemerde, belekte, sidede hangi otel kaç paraymış diye bakmakta fayda var. Bir otel için ciddi fiyat farklılıkları olabiliyor, örneğin marmarise tatile gideceksiniz, herhangi bir oteli beğendiniz. Fiyatlarına bakıyoruz, bazen gecelik kişi başı 50 – 60 tl fark olabiliyor.

Yeni özellikler eklemeye devam ediyoruz, örneğin otel yorumları için bir çalışma yapıyoruz. Birlikte çalıştığımız acenteler ile otellere giden kişilere yorumları için başvuracağız. Onların yapacağı değerlendirmeleri tilki.co üzerinden yayınlayacağız, bu şekilde oteller için tarafsız değerlendirmelerin toplanmasını amaçlıyoruz. Sonuç olarak tilki.co‘nun otel fiyatlarını karşılaştırma ve yorumları konusunda ciddi bir merkez olması için gayretli bir çalışma yürütüyoruz. Umarım kısa sürede sonuç alabiliriz, dualarınızı eksik etmeyin 🙂

1.380 Kere okundu
Yorum Yok :(

Yeni programımız, Optimus AHBS

7 sene önce Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Çalıştık çalıştık ve sonuna bitti; Optimus Aile Hekimliği Bilgi Sistemi, Optimus AHBS

Sağlık ocaklarında çalışmakta olan aile hekimleri için bir yazılım geliştirme yoluna girmiş idik. Gel zaman git zaman çalıştık ve oldukça fazla yol katettik. Optimus aile hekimliği yazılımı mayıs başında kullanıma sunuldu, geçen zaman zarfında da gerekli çalışmaları yaptık ve sistemi büyük ölçüde oturttuk.

Optimus Aile Hekimliği Yazılımı ne yapar; sağlık ocaklarında çalışan doktorların, hemşirelerin günlük işlerini takip eder, muayene, izlem, aşı vb çalışmaları arşivler ve Sağlık Bakanlığının sağlık.net sistemine gönderir. Reçete yazar ve e-reçete gönderir, aylık çalışma planları hazırlar vs.

Ayrıca kiosk sistemimiz var. Sağlık ocağına gittiniz, tc kimlik numaranızı girdiniz ve kiosk programı sizi yönlendirdi. Sonra bekleyelim bakalım.

Ayrıca MHRS entegrasyonumuz var. Olurda merkezi randevu sisteminden randevu alırsanız, kiosk size öncelik tanıyor.

Hayırlı uğurlu olur inşallah 🙂

1.616 Kere okundu
Yorum Yok :(

cPanel Tomcat entegrasyonunda 404 hatası

7 sene önce Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Sunucu cPanel ve Tomcat entegrasyonu kullanıyorsanız bazen problem yaşamanız olası. Örneğin var olan .jsp dosyaları için 404 hatası veriyorsa sunucuya SSH ile bağlantı kurup aşağıdaki komutları çalıştırmayı deneyin;

/scripts/disablefileprotect
/scripts/restartsrv_tomcat

Bu işlemden sonra muhtemelen çalışacaktır, geçmiş olsun 🙂

1.455 Kere okundu
Yorum Yok :(

Fazladan 6000 çekim noktası ile Turkcell

7 sene önce Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Geçen hafta veya önceki hafta vodafone’dan turkcell’e geçmeye karar verdim ve tüm şirket hatlarını turkcell’e taşıdım. Haliyle kendi telefonumda turkcell’e geçmiş oldu. Ama pişmanım.

Arkadaş, vodafone akıllı kapsama teknolojisi diye bişey çıkardı, bağlantı kesilirse paranı geri ödeyeceğim dedi ya, harbiden kendilerine güveniyorlarmış. Turkcell’de zırt pırt telefon kesiliyor. Vodafone veya avea kullanırken hiç problem yaşamadığım yerlerde turkcell i kullanamıyorum. Düşünün evimde telefon ile konuşmak için telefonun köşesinden tutuyorum, elimle kavrayamıyorum yoksa çekmiyor.

Çok ilginç bir şekilde telefon yakınlarda baz istasyonu yokmuş gibi taa derinceden sinyal alıyor. Abi ben gölcükteyim, ne derincesi. Derince dediğin yer körfezin karşı kıyısı. Ya hani turkcell’in fazladan 6000 baz istasyonu var dı? Birader vodafone fazladan baz istasyonu yapmadan bu işi halledebiliyor ve turkcell +6000 baz istasyonu ile yapamıyorsa, harbiden vodafone u tebrik etmek lazım.

Yıl olmuş 2013, biz hala telefonda konuşurken cızırtı duyuyoruz, telefon çeksin diye yükseğe çıkıyoruz. Cızırtı seside öyle birşey ki, sanki türk telekomun 1980 model cihazları ile şehirler arası görüşme yapıyorum, turkcell’in hissettirdiği şey demodelikten öte birşey değil.

İzmitin göbeğinde belsa plazanın altındaki otoparkta, yerin 2 kat altında vodafone ile hiç sıkıntı olmadan görüşme yapabiliyorsunuz. Hani turkcell reklam yapıyorya “billur gibi ses” diye, arkadaş turkcell orada hiç çekmiyor ki, ses yok ki billur olsun. Bizim ofis soydan iş merkezinde ki izmit haritasını alın en orta noktaya parmağınızı koyun, tam oradadır, telefon kesiliyor ya. Müşteri ile konuşamıyorum.

Vodafone, telsim i devraldıktan sonra alt yapısını değiştirmişti, komple yeniden sistem yapmışlardı motorola ile. Harbiden yapmış adamlar, 2 yıl vodafone kullanıp turkcell e geçmek, attan inip eşeğe binmek deyimini bire bir yaşattı bana.

Saygılar turkcell.

1.557 Kere okundu
Yorum Yok :(

Tembellik harika bişey lan :)

7 sene önce Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Yazdığımız programlarda çeşitli alt yapı sistemleri kullanılıyor. Elbette bu sistemleri de biz yazıyoruz. 2.5 yıldır kullandığımız bir fonksiyon bize sql sonuçlarını object[] cinsinden bir değişken ile geri döndürüyordu.

Şöyle örneklendireyim;

object[] bilgi = sqlsonucgetir(“SELECT ad, soyad, dogumtarihi FROM kisiler”);

komutu bize veritabanındaki kişilerin ad soyad ve doğum tarihi bilgilerini getirir, bilgi değişkenine atar ve biz kullanırız. Buraya kadar herşey harika ama bir sorum var, biz bu verilere bilgi[0], bilgi[1] şeklinde, köşeli parantez içine sıra numarası yazarak ulaşıyoruz. 3-5 tane veri çekiyorsanız problem yok ama ya benim az önce başıma gelen gibi, 30 tane veri çekmeniz gerekirse?

Evet tembelim 🙂 Kısa bir araştırma ile C#’ta string anahtarlar ile değerlere ulaşmanın bir yolunu buldum. Olay şöyle;

Dictionary<string, string> bilgi = new Dictionary<string, string>();
bilgi.add(“ad”, “enes”);

şeklinde bir kullanım ile bilgi[“ad”] komutu bize “enes” sonucunu döndürür. Haliyle uygun şekilde yazılmış olan bir veritabanı bağlantı sınıfında yukarıda yazdığım gibi 1 2 3 … sıra numaralarını yazmak yerine anahtar değerleri kullanabiliriz.

Ben nerede tembellik yaptım, onuda söyleyeyim 🙂 SQL sorgusuna 30 tane alanın ismini yazmam gerekiyordu, üşendim, “SELECT * FROM ..” şeklinde 30 tane kelime yerine sadece * nasıl koyarım diye düşünüp bu kodu yazdım 🙂

Evet, bu gece rahat uyuyacağım 🙂

1.327 Kere okundu
Yorum Yok :(

Vermeyin!!!

7 sene önce Enes Turan tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Verme arkadaşım, öyle her isteyene verme. Verilmez zaten, manyak mısın lan ne veriyon 😛

Ne verip veriştiriyoruz hemen anlatayım. Geçenlerde İstanbul’a gitmek üzere yola çıktım, gişeleri geçip 100 mt ilerde sağdaki cepte durdum. Önümde bir tır var, ben telefonla konuşuyorum, karla karışık yağmur yağıyor. Güzel güzel konuşurken birden dikiz aynasında bir “şey”in geldiğini farkettim. Ne olduğunu anlamadan sadece kendimi kastım ve güm diye ses, arabaya arkadan vurdular.

Kendime geldiğimde sırtımda ve boynumda çok feci bir acı vardı. Arabanın içi darma dağın, 1 saniye önce elimde olan telefon ortalarda yok, teyp yerinden fırlamış, konsoldaki paralar etrafa saçılmış ve ben “aaah aah” sesleri içinde inliyorum. Öylece 5-6 dk kadar durdum arabanın içinde. Sonra yavaş yavaş doğruldum, hala tek parçamıyım diye kontrol ettim. Bir yerimde kırık vardır diye, hissetmiyorumdur diye kolumu bacağımı kontrol ettim gözümle. Yine aynı şekilde arabadan indim, ayağa kalktım, bana çarpan arabaya baktım.

İki genç var. Yaşları 20 25 arasında. Şoför kendinden geçmiş durumda, diğeri onu sakinleştirmeye çalışıyor. Kırmızı bir iz yok, yaralanma olmamış. Kendi arabama baktım, sol arka çamurluk bölgesi fena halde hasar görmüş, bagaj kapağı yamulmuş, tampon ve stoplar kırılmış, sol arka tekerin arkasındaki koruma çubuğu yamulmuş ve lastiği şıkıştırmış. Arka kapı çerçevesi kaymış, sol ön kapı bile etkilenmiş. İlk düşündüğüm, İstanbul’da ki 2 toplantı iptal ve araba en az 2 hafta serviste kalacak. Offf..

Diğer araçta hasar arabanın sol tarafında. Önü arkası sağlam, tüm hasar sol kapılarda ve ortadaki direkte. Adam benim arabaya yan yan kayarak tam ortadan çarpmayı başardığı gibi orta direği kırabilecek kadar hızlıymış. Pro sürücü olsa yapamaz, öyle bi sahne. Çok fena canım sıkıldı.

Sonra polis geldi, çekici geldi vs vs.

Sigorta işlemleri için evrak doldurulması gerekiyor. Ben sinirimden diğer araçtakiler ile konuşmuyorum ama ofisten çocukları çağırmıştım, onlar konuşuyor. Aracı süren kişi askermiş, araç yanındaki çocuğun babasının. Çarpan araç clio idi, o arabanın o hale gelebilmesi için en az 80 90 km ile çarpması gerekli. Yan yan kayıp 80 90 ile çarpması için en az 120 130 ile, belki 150 ile gidiyor olması gerekli. İnsanlara salak deyince kızıyorlar ama bu herif harbiden salak, muhtemelen ilk defa soför koltuğuna oturduğu bir arabayı karla karışık yağmur yağarken 120 130 ile sürmenin mantığı nedir ya??

Evet canlar, benim araba hasar gördü vs canım sıkıldı. Kendi arabam dışında en çok neye üzüldüm biliyormusunuz, aracın sahibi o adama. Orta direk biri olduğu belli, kim bilir hangi işte çalışıp dişinden tırnağından arttırıp o arabayı aldı ve salağın biri geldi en az 7-8 bin tl lik masraf açtı. Kazayı kendi oğlu yapsa yine belki bu kadar üzülmez, elalemin oğlu çarptı arabayı. O çocuk 1 hafta sonu askere gider, bir daha da ne arar ne sorar. Kendi oğlu cebinde parası olsa babasının arabasını almaz, olan adama oldu.

Canlar, arabanızı başkasına VERMEYİN. O kişi kaza yaptığında zaten zararı ödemeyecek, birde üstüne arkadaşlığınız bozulacak. Babamın hep dediği gibi, arabanı vermediğinde de arkadaşlığın bozulacak, verdiğinde ve  kaza yağtığında da. Bırak bari araban sağlam kalsın. Arabanızı vermeyin, belki hayır diyemezsiniz ama bu konuda hayır deyin.

Son olarak, eğer siz aracınızı birine verirseniz ve o kişi kaza yapıp kendini öldürürse, ölen kişinin ailesi sizden kan parası talep edebilir. Ayrıca benim gibileride mağdur etmezsiniz.

Allah hepimizi kazalardan, belalardan korusun.

1.331 Kere okundu
Yorum Yok :(
Toplam 14 sayfa, 2. sayfa gösteriliyor.12345...10...Son »